Uyuşturucu Madde Ticareti Suçu ve Cezası – TCK 188
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesinde düzenlenen ve ağır yaptırımlara bağlanan suçlardan biridir. Suç yalnızca uyuşturucu maddenin para karşılığında satılmasıyla oluşmaz. Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin satışa arz edilmesi, başkasına verilmesi, sevk edilmesi, nakledilmesi, depolanması, ticari amaçla satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması da şartları varsa uyuşturucu madde ticareti suçu kapsamında değerlendirilebilir.
Bu nedenle bir dosyada uyuşturucu madde ele geçirilmiş olması, tek başına suçun niteliğini belirlemez. Asıl tartışılması gereken konu, maddenin hangi amaçla bulundurulduğu ve sanığın uyuşturucu madde üzerindeki tasarrufunun ticaret amacı taşıyıp taşımadığıdır.
Kişisel kullanım amacıyla uyuşturucu madde bulundurma TCK m.191 kapsamında değerlendirilirken, ticari amaçla gerçekleştirilen eylemler TCK m.188 kapsamında çok daha ağır sonuçlar doğurur. Kullanma ve ticaret ayrımı yapılırken yalnızca ele geçirilen maddenin miktarına bakılması yeterli değildir. Maddenin paketlenme biçimi, ele geçirildiği yer, failin davranışları, telefon kayıtları, mesajlaşmalar, para hareketleri, hassas terazi ve paketleme malzemeleri, tanık anlatımları ve olayın bütünü birlikte değerlendirilmelidir.
Uyuşturucu Madde Ticareti Suçu Nedir?
TCK m.188, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerle ilgili farklı eylemleri yaptırım altına almaktadır.
Suçun temel görünüm biçimleri şunlardır:
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal etmek,
Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ithal etmek,
Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ihraç etmek,
Ülke içinde satmak,
Satışa arz etmek,
Başkasına vermek,
Sevk etmek,
Nakletmek,
Depolamak,
Ticari amaçla satın almak,
Kabul etmek,
Ticari amaçla bulundurmak.
Bu hareketlerin tamamının birlikte gerçekleştirilmesi gerekmez. Kanunda sayılan hareketlerden yalnızca birinin gerçekleştirilmesi suçun oluşması için yeterli olabilir.
Uyuşturucu maddeyi satan kişi ile nakleden, depolayan veya başkasına ulaştıran kişi farklı olabilir. Her failin eylemi, kastı ve suçla bağlantısı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Suçla Korunan Hukuki Değer
Uyuşturucu madde ticareti suçuyla öncelikle toplum sağlığı ve kamu düzeni korunmaktadır.
Uyuşturucu maddelerin yalnızca kullanan kişi üzerinde değil, aile yapısı, sosyal çevre, kamu güvenliği ve ekonomik düzen üzerinde de ağır sonuçları bulunmaktadır. Bu nedenle suç, belirli bir kişiye karşı değil topluma karşı işlenen suçlardan biri olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda uyuşturucu maddenin belirli bir kişiye zarar vermiş olması suçun oluşması için şart değildir. Maddenin ticaret amacıyla hukuka aykırı dolaşıma sokulması kamu sağlığı bakımından tehlike yaratması nedeniyle cezalandırılmaktadır.
Uyuşturucu Madde İmal Etme
İmal, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kimyasal ya da fiziksel işlemlerden geçirilerek elde edilmesi veya başka bir maddeye dönüştürülmesidir.
Her basit işlem imal sayılmaz. Maddenin niteliğini esaslı biçimde değiştiren, yeni bir uyuşturucu veya uyarıcı madde ortaya çıkaran işlemler imal kapsamında değerlendirilebilir.
Uyuşturucu maddenin yalnızca kullanıma hazırlanması, küçük parçalara ayrılması veya paketlenmesi her durumda imal suçunu oluşturmaz. İşlemin maddenin kimyasal veya fiziksel yapısı üzerindeki etkisi bilirkişi ve kriminal inceleme raporlarıyla değerlendirilir.
İmal suçunun oluşması için ortaya çıkan maddenin mutlaka satılmış olması gerekmez. İmal eyleminin tamamlanması yeterlidir.
Uyuşturucu Madde İthal Etme
İthal, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin yurt dışından Türkiye’ye sokulmasıdır.
Maddenin kara, hava veya deniz yoluyla getirilmesi arasında suçun oluşumu bakımından fark bulunmaz. Uyuşturucu maddenin kargo, araç, bagaj, posta, insan vücudu veya başka bir eşya içinde gizlenerek getirilmesi mümkündür.
İthal suçunda sınırın geçilmesi, gümrük işlemleri, maddenin ele geçirildiği yer ve failin maddenin niteliğini bilip bilmediği önemlidir.
Araç sürücüsü, kargo teslim alan kişi veya bagaj sahibi olmak tek başına uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûmiyet için yeterli değildir. Kişinin uyuşturucu maddeden haberdar olduğu ve ithal eylemine bilerek katıldığı somut delillerle ortaya konulmalıdır.
Uyuşturucu Madde İhraç Etme
İhraç, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin Türkiye’den başka bir ülkeye çıkarılmasıdır.
Uyuşturucu madde Türkiye sınırları dışına çıkarılmışsa ihraç suçu tamamlanır. Maddenin sınır kapısında veya çıkış işlemleri sırasında ele geçirilmesi hâlinde teşebbüs hükümleri gündeme gelebilir.
İhraç suçunda da failin maddenin varlığını ve niteliğini bilmesi gerekir. Uyuşturucu maddeden habersiz biçimde taşıma yapan kişi, yalnızca aracın veya eşyanın sahibi olması nedeniyle cezalandırılamaz.
Uyuşturucu Madde Satma
Satma, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin bir bedel karşılığında başka bir kişiye devredilmesidir.
Bedelin mutlaka para olması gerekmez. Uyuşturucu maddenin başka bir mal, hizmet veya menfaat karşılığında verilmesi de satış kapsamında değerlendirilebilir.
Satış suçunun tamamlanması için maddenin alıcıya teslim edilmesi gerekir. Taraflar satış konusunda anlaşmış ancak teslim gerçekleşmemişse, olayın özelliklerine göre teşebbüs veya satışa arz gündeme gelebilir.
Uyuşturucu alıcısının kolluk görevlileriyle iş birliği yapan kişi olması veya kontrollü teslim yapılması, satıcının kastını ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte kolluğun kişiyi suça teşvik edip etmediği ayrıca değerlendirilmelidir.
Satışa Arz Etme
Satışa arz, uyuşturucu maddenin henüz satılmamış olmasına rağmen satış için hazır tutulması veya alıcıya sunulmasıdır.
Uyuşturucu maddenin müşteri bulunabilecek bir yerde satışa hazır biçimde bulundurulması, fiyat görüşmesi yapılması, mesaj yoluyla satış teklif edilmesi veya maddenin satış için paketlenmesi satışa arz kapsamında değerlendirilebilir.
Satışa arz suçunda fiilî teslim veya ödeme yapılması gerekmez. Failin uyuşturucu maddeyi satma iradesini dış dünyaya yansıtan davranışlarda bulunması yeterli olabilir.
Başkasına Verme
Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin herhangi bir bedel alınmadan başka bir kişiye verilmesi de TCK m.188 kapsamında uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturabilir.
Bu nedenle “satmadım, arkadaşım olduğu için ücretsiz verdim” savunması her durumda TCK m.191 kapsamında değerlendirme yapılmasını sağlamaz.
Bir kullanıcının elindeki maddeyi birlikte kullanmak amacıyla diğer kullanıcıya uzatması ile bağımsız biçimde başkasına uyuşturucu madde sağlaması arasındaki fark somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Maddenin kime ait olduğu, birlikte temin edilip edilmediği, tarafların ortak kullanım iradesi, olayın gerçekleşme biçimi ve miktar önem taşır.
Sevk Etme ve Nakletme
Sevk etme, uyuşturucu maddenin bir yerden başka bir yere gönderilmesidir. Nakletme ise maddenin bizzat taşınması veya taşıma sürecine fiilen katılınmasıdır.
Uyuşturucu madde;
Otomobille,
Otobüsle,
Uçakla,
Kargoyla,
Postayla,
Kurye aracılığıyla,
İnsan vücudunda,
Valiz veya paket içinde
nakledilebilir.
Taşımanın kısa veya uzun mesafeli olması suçun oluşumu bakımından belirleyici değildir.
Ancak kişinin araçta bulunması veya paketi taşıması tek başına mahkûmiyet için yeterli değildir. Failin paketin içinde uyuşturucu madde bulunduğunu bilmesi ve nakil eylemine bilerek katılması gerekir.
Depolama
Depolama, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ticari faaliyet kapsamında belirli bir yerde muhafaza edilmesidir.
Maddenin evde, işyerinde, depoda, araçta veya başka bir yerde saklanması mümkündür.
Depolama ile kişisel kullanım amacıyla bulundurma arasındaki ayrımda;
Maddenin miktarı,
Çeşidi,
Paket sayısı,
Saklandığı yer,
Paketleme malzemeleri,
Hassas terazi,
İletişim kayıtları,
Para hareketleri
birlikte değerlendirilir.
Bir kişinin evinde uyuşturucu madde bulunması, tek başına depolama suçunu oluşturmaz. Ticari amacın somut delillerle ortaya konulması gerekir.
Ticari Amaçla Satın Alma ve Kabul Etme
Uyuşturucu maddenin daha sonra satılmak, başkasına verilmek, nakledilmek veya ticari dolaşıma sokulmak amacıyla satın alınması TCK m.188 kapsamında değerlendirilebilir.
Satın alma eyleminde bedel karşılığı devir bulunurken, kabul etmede uyuşturucu maddenin bedelsiz veya başka bir hukuki ilişki içinde teslim alınması söz konusu olabilir.
Kişinin maddeyi kendisi kullanmak için mi, yoksa ticari amaçla mı aldığı belirlenmelidir. Ticari amaç ispatlanamazsa eylem TCK m.191 kapsamında kalabilir.
Ticari Amaçla Bulundurma
Uyuşturucu madde ticareti dosyalarının önemli bir kısmında tartışma, maddenin ticari amaçla mı yoksa kişisel kullanım amacıyla mı bulundurulduğu noktasında toplanmaktadır.
Bulundurma eyleminin TCK m.188 kapsamında değerlendirilebilmesi için ticari amaç ortaya konulmalıdır.
Failin uyuşturucu maddeyi sattığının doğrudan görülmesi zorunlu değildir. Ancak ticari amaç;
Çok sayıda paket,
Hassas terazi,
Boş kilitli poşetler,
Satışa ilişkin mesajlar,
Alıcı beyanları,
Para hareketleri,
Kısa süreli yoğun telefon trafiği,
Maddenin saklanış biçimi,
Failin ekonomik durumu,
Birden fazla uyuşturucu türü
gibi delillerle desteklenebilir.
Buna karşılık yalnızca madde miktarına dayanılarak ticaret amacı kabul edilmesi her durumda yeterli değildir.
Kullanmak İçin Bulundurma ile Ticaret Arasındaki Fark
Uyuşturucu madde ticareti suçu ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu arasındaki ayrım, ceza miktarı ve uygulanacak usul bakımından son derece önemlidir.
TCK m.191 kapsamında kullanma amacıyla bulundurma suçunda kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik sistemi gündeme gelebilir. TCK m.188 ise ağır hapis ve adli para cezası öngören, ağır ceza mahkemesinde görülen bir suçtur.
Ayrım yapılırken başlıca şu ölçütler kullanılır:
Ele geçirilen maddenin miktarı
Miktar önemli bir göstergedir ancak tek başına yeterli değildir. Kişinin kullanım alışkanlığı, maddenin türü ve ne kadar süre için temin edildiği değerlendirilmelidir.
Maddenin paketlenme biçimi
Maddenin çok sayıda, birbirine yakın ağırlıkta küçük paketlere ayrılmış olması ticaret amacı yönünde değerlendirilebilir.
Tek paket hâlinde bulunması ise kendiliğinden kullanım amacı bulunduğunu göstermez.
Maddenin ele geçirildiği yer
Uyuşturucu maddenin kişinin kolayca ulaşabileceği yerde, evde, işyerinde, gizli bölmede veya farklı adreslerde bulunması olayın niteliğini etkileyebilir.
Hassas terazi ve paketleme araçları
Üzerinde uyuşturucu kalıntısı bulunan hassas terazi, çok sayıda boş poşet veya paketleme malzemesi ticaret amacı bakımından önemli delil olabilir.
Ancak bu eşyaların faille bağlantısı ve gerçekten uyuşturucu ticaretinde kullanılıp kullanılmadığı araştırılmalıdır.
İletişim kayıtları
Uyuşturucu madde satışıyla ilgili mesajlar, şifreli konuşmalar, alıcılarla görüşmeler ve yoğun telefon trafiği ticaret suçunun ispatında kullanılabilir.
Yalnızca arama sıklığı veya kişilerin uyuşturucu kullanıcısı olması tek başına satış ilişkisini kanıtlamayabilir.
Para hareketleri
Failin ekonomik durumuyla açıklanamayan para hareketleri, çok sayıda küçük transfer veya alıcı olduğu iddia edilen kişilerden gelen ödemeler ticaret amacı bakımından değerlendirilebilir.
Her para transferinin uyuşturucu satışından kaynaklandığı ayrıca ispatlanmalıdır.
Failin davranışları
Uyuşturucu maddeyi gizleme, kaçma, paketi başkasına bırakma veya satış sırasında yakalanma gibi davranışlar dosyanın bütünü içinde değerlendirilir.
Uyuşturucu Madde Miktarı Tek Başına Yeterli midir?
Hayır. Ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, suç vasfının belirlenmesinde önemli olmakla birlikte tek başına belirleyici değildir.
Yüksek miktardaki madde ticaret amacı yönünde güçlü bir belirti olabilir. Ancak maddenin türü, kullanım biçimi, failin bağımlılık durumu, temin sıklığı ve diğer deliller de incelenmelidir.
Aynı şekilde düşük miktardaki madde de satış sırasında ele geçirilmişse veya ticareti gösteren başka deliller varsa TCK m.188 kapsamında değerlendirilebilir.
Ceza hukukunda suç vasfı, soyut miktar sınırlarıyla değil somut olayın bütününe göre belirlenmelidir.
Uyuşturucu Madde Ticareti Suçunun Cezası
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal, ithal veya ihraç eden kişi hakkında ağır hapis ve adli para cezası uygulanır.
Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ülke içinde satan, satışa arz eden, başkasına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, ticari amaçla satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında da ağır hapis ve adli para cezası öngörülmüştür.
Suçun yaptırımı belirlenirken;
Eylemin türü,
Maddenin niteliği,
Maddenin miktarı,
Failin suçtaki rolü,
Suçun işlendiği yer,
Birden fazla kişiyle işlenmesi,
Örgüt faaliyeti,
Etkin pişmanlık,
Teşebbüs ve iştirak hükümleri
dikkate alınır.
Her dosyada uygulanacak cezanın, suç tarihindeki kanun metni üzerinden ayrıca belirlenmesi gerekir.
Çocuğa Uyuşturucu Madde Verilmesi veya Satılması
Uyuşturucu maddenin çocuklara satılması veya verilmesi daha ağır yaptırım uygulanmasına neden olur.
Kanun koyucu, çocukların uyuşturucu maddelerin etkisinden korunmasını özel olarak amaçlamıştır.
Mağdurun yaşı nüfus kayıtları ve gerektiğinde yaş tespiti yoluyla belirlenir. Failin çocuğun yaşını bilip bilmediği, somut olayın özelliklerine göre kast kapsamında değerlendirilir.
Maddenin Türüne Bağlı Artırım
Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kanunda özel olarak sayılan maddelerden olması hâlinde ceza artırılır.
Maddenin türü kolluğun gözlemi veya sanığın beyanıyla belirlenemez. Kriminal laboratuvar incelemesi yapılarak maddenin kimyasal niteliği tespit edilmelidir.
Raporun;
Numunenin hangi paketten alındığını,
Maddenin türünü,
Net miktarını,
Etken madde oranını
göstermesi önemlidir.
Okul, Yurt, Hastane ve Benzeri Yerlerin Yakınında İşlenme
Uyuşturucu madde ticareti suçunun okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi kanunda sayılan yerlerin içinde ya da belirlenen mesafe yakınında işlenmesi cezanın artırılmasına neden olabilir.
Artırım uygulanabilmesi için suçun işlendiği yer ile korunan kurum arasındaki mesafenin doğru biçimde belirlenmesi gerekir.
Mesafe krokisi, belediye kayıtları, bilirkişi incelemesi veya kolluk ölçümü dosyada değerlendirilir.
Suçun yalnızca failin bu yerlerin yakınından geçmesi sırasında ortaya çıkması ile uyuşturucu ticaretinin bu bölgede gerçekleştirilmesi birbirinden ayrılmalıdır.
Suçun Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte İşlenmesi
Uyuşturucu madde ticareti suçunun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi cezanın artırılmasına neden olabilir.
Bu hükmün uygulanması için kişilerin aynı olay yerinde bulunması yeterli değildir. Faillerin suç üzerinde ortak hâkimiyet kurmaları ve birlikte suç işleme iradesiyle hareket etmeleri gerekir.
Kimin uyuşturucu maddeyi temin ettiği, kimin alıcı bulduğu, kimin naklettiği ve kimin parayı aldığı araştırılmalıdır.
Yalnızca faille telefon görüşmesi yapan veya araçta bulunan kişi, suça bilerek katıldığı ortaya konulmadan ticaret suçundan sorumlu tutulamaz.
Örgüt Faaliyeti Kapsamında Uyuşturucu Ticareti
Suçun suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi daha ağır yaptırım uygulanmasına neden olur.
Örgütten söz edilebilmesi için yalnızca birden fazla kişinin birlikte suç işlemesi yeterli değildir. Hiyerarşik bağ, süreklilik, çeşitlilik ve suç işleme amacı araştırılmalıdır.
Her sanığın örgüt içindeki konumu ve örgütsel faaliyete bilerek katılıp katılmadığı ayrı ayrı belirlenmelidir.
Meslek Mensupları Tarafından İşlenmesi
Uyuşturucu madde ticareti suçunun tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire veya benzeri bazı meslek mensupları tarafından mesleğin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi cezanın artırılmasına neden olabilir.
Artırımın uygulanması için failin yalnızca belirtilen mesleğe sahip olması yeterli değildir. Suçun mesleğin icrası veya sağladığı kolaylıkla bağlantısı araştırılmalıdır.
Suçun Manevi Unsuru
Uyuşturucu madde ticareti suçu kasten işlenebilir.
Failin;
Maddenin uyuşturucu veya uyarıcı olduğunu,
Madde üzerinde ticaret niteliğinde tasarrufta bulunduğunu,
Eyleminin hukuka aykırı olduğunu
bilmesi gerekir.
Araçta veya valizde uyuşturucu madde ele geçirilmesi hâlinde kişinin maddenin varlığından haberdar olup olmadığı önemlidir.
Sanığın uyuşturucu maddeden habersiz olduğunu savunması durumunda;
Paketin bulunduğu yer,
Aracın kim tarafından kullanıldığı,
Yolculuğun amacı,
Telefon kayıtları,
Önceki görüşmeler,
Sanığın davranışları,
Parmak izi veya DNA bulguları
birlikte değerlendirilmelidir.
Uyuşturucu Ticareti Suçuna Teşebbüs
Uyuşturucu madde ticareti suçunda kanunda sayılan seçimlik hareketlerin niteliğine göre teşebbüs mümkün olabilir.
Örneğin uyuşturucu maddenin yurt dışına çıkarılmak üzere sınır kapısına getirilmesi ancak çıkış gerçekleşmeden ele geçirilmesi hâlinde ihraç suçuna teşebbüs gündeme gelebilir.
Buna karşılık maddenin satışa arz edilmesi veya nakledilmesi gibi bazı seçimlik hareketler tamamlandığında, satış veya teslim gerçekleşmese bile suç tamamlanmış olabilir.
İştirak
Uyuşturucu madde ticareti suçuna müşterek fail, azmettiren veya yardım eden olarak katılmak mümkündür.
Failin sorumluluğu belirlenirken;
Suç üzerindeki hâkimiyeti,
Eylem planına katkısı,
Uyuşturucu maddeden haberdar olup olmadığı,
Araç veya yer sağlaması,
Alıcı ve satıcı arasında bağlantı kurması,
Para transferindeki rolü
değerlendirilir.
Yalnızca faille arkadaşlık ilişkisi bulunması, aynı evde yaşanması veya aynı araçta bulunulması iştirak için yeterli değildir.
Etkin Pişmanlık – TCK 192
Uyuşturucu madde suçlarında etkin pişmanlık TCK m.192’de özel olarak düzenlenmiştir.
Uyuşturucu madde ticareti suçuna iştirak eden kişi, suç resmî makamlar tarafından öğrenilmeden önce;
Diğer suç ortaklarını,
Uyuşturucu maddenin saklandığı yeri,
İmal veya ticaret faaliyetini
yetkili makamlara bildirir ve verdiği bilgiler suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu maddenin ele geçirilmesini sağlarsa cezasızlık gündeme gelebilir.
Suç resmî makamlar tarafından öğrenildikten sonra gönüllü olarak suçun ortaya çıkmasına ve faillerin yakalanmasına hizmet eden yardım ise şartları varsa cezada indirim nedeni olabilir.
Her bilgi etkin pişmanlık kapsamında kabul edilmez. Verilen bilginin doğru, yararlı ve suçun ortaya çıkarılmasına somut katkı sağlaması gerekir.
Failin zaten bilinen kişilerin isimlerini söylemesi veya sonuç doğurmayan soyut bilgiler vermesi yeterli olmayabilir.
Gizli Soruşturmacı ve Kolluğun Suça Teşviki
Uyuşturucu ticareti soruşturmalarında gizli soruşturmacı, teknik takip veya kontrollü alım yöntemleri kullanılabilir.
Kolluk görevlileri mevcut bir suç faaliyetini ortaya çıkarmak amacıyla delil toplayabilir. Ancak daha önce suç işleme iradesi bulunmayan kişiyi uyuşturucu satmaya teşvik edemez.
Kolluk görevlisinin yalnızca alıcı gibi davranması ile kişiyi ısrarla suç işlemeye yöneltmesi farklıdır.
Savunmada;
İlk temasın kim tarafından kurulduğu,
Satış teklifinin kimden geldiği,
Kolluğun kişiyi yönlendirip yönlendirmediği,
Sanığın daha önce ticaret faaliyeti bulunup bulunmadığı
incelenmelidir.
Arama ve El Koyma İşlemleri
Uyuşturucu madde ticareti dosyalarının önemli bir bölümü üst, araç, ev veya işyeri araması sonucunda elde edilen delillere dayanır.
Aramanın;
Yetkili makam kararına dayanması,
Kararın kapsamına uygun yapılması,
Gecikmesinde sakınca bulunan hâlin somutlaştırılması,
Konut aramasındaki özel usule uyulması,
Tutanakların doğru düzenlenmesi
gerekir.
Hukuka aykırı arama sonucunda ele geçirilen uyuşturucu maddenin mahkûmiyete esas alınıp alınamayacağı ceza yargılamasının temel tartışmalarından biridir.
Arama işleminin hukuka aykırılığı ileri sürülürken yalnızca genel itiraz yapılmamalı; karar, tutanak, arama saati, hazır bulunan kişiler ve aramanın kapsamı somut olarak incelenmelidir.
Dijital Deliller
Uyuşturucu ticareti dosyalarında cep telefonu, mesajlaşma uygulamaları, sosyal medya hesapları ve banka kayıtları önemli delil niteliği taşıyabilir.
Ancak dijital materyallerin aidiyeti ve bütünlüğü araştırılmalıdır.
Bir telefonun sanığın üzerinde bulunması, telefondaki her yazışmanın mutlaka sanık tarafından yapıldığını tek başına göstermeyebilir.
Mesajların;
Tarihi,
İçeriği,
Tarafları,
Kullanılan şifreli ifadeler,
Diğer delillerle uyumu,
Cihazın fiilî kullanıcısı
değerlendirilmelidir.
Soyut ve farklı anlamlara gelebilecek konuşmalar, başka delillerle desteklenmeden uyuşturucu ticareti mahkûmiyeti için yeterli kabul edilmemelidir.
Tanık ve Alıcı Beyanları
Uyuşturucu maddeyi satın aldığı iddia edilen kişinin beyanı ticaret suçunun ispatında kullanılabilir.
Ancak alıcı veya tanık beyanlarının;
Tutarlı olup olmadığı,
Zaman içinde değişip değişmediği,
Sanıkla husumet bulunup bulunmadığı,
Başka delillerle desteklenip desteklenmediği,
Teşhis işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı
incelenmelidir.
Tek bir soyut beyana dayanılarak mahkûmiyet kurulması, somut olayın özelliklerine göre şüpheden sanık yararlanır ilkesi bakımından sorun yaratabilir.
Uyuşturucu Maddenin Tartımı ve Kriminal Rapor
Ele geçirilen maddenin brüt ve net miktarı birbirinden ayrılmalıdır.
Ambalaj, poşet veya taşıma malzemesinin ağırlığı uyuşturucu maddenin net miktarına dahil edilmemelidir.
Kriminal raporda;
Maddenin uyuşturucu veya uyarıcı niteliği,
Türü,
Net ağırlığı,
Etken madde oranı,
Numunenin hangi paketten alındığı
açıklanmalıdır.
Birden fazla paket bulunması hâlinde tüm paketlerin aynı maddeyi içerip içermediği konusunda yeterli inceleme yapılmalıdır.
Uyuşturucu Ticareti Suçunda Tutuklama
Uyuşturucu madde ticareti suçu, tutuklama tedbirinin gündeme gelebildiği ağır suçlardandır.
Ancak suçun niteliği tek başına otomatik tutuklama nedeni değildir.
Tutuklama için;
Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller,
Kaçma veya delil karartma riski,
Ölçülülük,
Adli kontrolün yetersiz kalacağına ilişkin gerekçe
bulunmalıdır.
Dosyada ele geçirilen madde miktarı, sanığın eylemdeki rolü, sabit ikametgâhı, delillerin toplanmış olması ve tutuklulukta geçen süre birlikte değerlendirilmelidir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçuna ilişkin davalar ağır ceza mahkemesinde görülür.
Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.
Nakletme, sevk etme, ithal veya ihraç gibi hareketlerde suçun birden fazla yerde işlenmesi mümkün olduğundan yetki ayrıca değerlendirilir.
Şikâyet ve Uzlaştırma
Uyuşturucu madde ticareti suçu şikâyete bağlı değildir. Savcılık suçtan haberdar olduğunda resen soruşturma yapar.
Belirli bir mağdurun şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı veya davayı sona erdirmez.
Uyuşturucu madde ticareti suçu uzlaştırma kapsamında değildir.
HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezasına Çevirme
Uyuşturucu madde ticareti suçunun ağır yaptırımı nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi veya hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi çoğu dosyada uygulanabilir değildir.
Ancak suçun teşebbüs aşamasında kalması, etkin pişmanlık, yaş küçüklüğü veya diğer indirim nedenleri nedeniyle ortaya çıkan sonuç ceza üzerinden yasal şartlar ayrıca değerlendirilmelidir.
Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Uygulamasında Öne Çıkan İlkeler
Hukuka aykırı konut araması sonucu elde edilen uyuşturucu delili
Anayasa Mahkemesinin Mehmet Cengiz ve Rıdvan Cengiz başvurusunda, konut araması sırasında kanunda öngörülen kişilerin hazır bulundurulmaması nedeniyle arama sonucu elde edilen uyuşturucu maddelerin hukuka aykırı delil olduğu iddiası incelenmiştir.
Karar, uyuşturucu maddenin fiziksel olarak ele geçirilmiş olmasının arama usulündeki eksikliklerin değerlendirilmesini ortadan kaldırmadığını göstermektedir. Konut aramasının kanuni güvencelere uygun biçimde gerçekleştirilmesi gerekir.
İddianame konusu olmayan eylem nedeniyle tutukluluğun devamı
Anayasa Mahkemesinin Cüneyt Demir başvurusunda, iddianamede isnat edilmeyen uyuşturucu ticareti eylemi esas alınarak tutukluluğun sürdürülmesi iddiası incelenmiştir.
Karar, tutuklama ve tutukluluğun devamı kararlarının somut suç isnadı ve açılmış dava kapsamıyla bağlantılı olması gerektiğini göstermektedir.
Etkin pişmanlıkta somut katkı aranması
TCK m.192 kapsamında cezasızlık veya indirim uygulanabilmesi için failin verdiği bilginin suç ortaklarının yakalanmasına, uyuşturucu maddenin ele geçirilmesine veya suçun ortaya çıkarılmasına somut katkı sağlaması gerekir.
Yalnızca genel ifadeler kullanılması veya resmî makamların zaten bildiği hususların tekrar edilmesi etkin pişmanlık için yeterli olmayabilir.
Ticaret kastı tüm deliller birlikte değerlendirilerek belirlenir
Yargıtay uygulamasında kullanma amacıyla bulundurma ile uyuşturucu ticareti arasındaki ayrım yalnızca madde miktarına göre yapılmamaktadır.
Maddenin paketleniş biçimi, ele geçirildiği yer, sanığın davranışları, hassas terazi ve paketleme malzemeleri, telefon kayıtları, para hareketleri ve alıcı beyanları birlikte değerlendirilmelidir.
Araçta bulunan herkes otomatik olarak fail sayılamaz
Uyuşturucu maddenin araçta ele geçirilmesi, araçta bulunan bütün kişilerin ticaret suçundan sorumlu tutulması için tek başına yeterli değildir.
Her sanığın maddenin varlığını bilip bilmediği, madde üzerindeki tasarrufu ve taşıma faaliyetine bilerek katılıp katılmadığı ayrı ayrı ortaya konulmalıdır.
Başkasına bedelsiz uyuşturucu verme ticaret suçunu oluşturabilir
Uyuşturucu maddenin bedelsiz olarak başkasına verilmesi de TCK m.188 kapsamında seçimlik hareketlerden biridir.
Bu nedenle satış bedeli alınmaması, eylemin kendiliğinden kullanmak için bulundurma suçu kapsamında kalmasını sağlamaz.
Uyuşturucu Ticareti Suçlamasıyla Karşılaşan Kişi Bakımından Savunma
Uyuşturucu ticareti suçlamasında savunma, yalnızca “madde bana ait değil” veya “kullanıcıyım” beyanından ibaret olmamalıdır.
Dosyada özellikle şu hususlar incelenmelidir:
Arama kararı ve arama tutanağı,
Maddenin bulunduğu yer,
Madde üzerindeki parmak izi ve DNA incelemeleri,
Net madde miktarı,
Kriminal rapor,
Paketleme biçimi,
Telefon ve mesaj içerikleri,
Banka hareketleri,
Tanık ve alıcı beyanları,
Hassas terazi ve diğer materyaller,
Araç ve adres bağlantısı,
Kolluğun suça teşvik edip etmediği,
Etkin pişmanlık şartları,
Sanığın olay içindeki somut rolü.
Ticaret kastını gösteren kesin ve yeterli delil bulunmadığında, eylemin TCK m.191 kapsamında kullanmak için bulundurma olarak değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Mağduriyet ve İhbar Durumunda Ne Yapılmalıdır?
Uyuşturucu ticareti faaliyetinden haberdar olan kişilerin kendi güvenliklerini tehlikeye atmadan yetkili makamlara başvurması gerekir.
Kişilerin kendi başlarına uyuşturucu satın alarak delil oluşturmaya veya şüpheli kişileri takip etmeye çalışması güvenlik ve delillerin hukuka uygunluğu bakımından risklidir.
İhbar yapılırken bilinen adresler, araç plakaları, kullanıcı adları, telefon numaraları ve olay tarihleri yetkili makamlara bildirilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Uyuşturucu madde miktarı fazla olursa otomatik olarak ticaret suçu mu oluşur?
Hayır. Miktar önemli bir göstergedir ancak tek başına yeterli değildir. Paketleme, mesajlar, para hareketleri ve olayın bütünü değerlendirilir.
Uyuşturucuyu ücretsiz vermek suç mudur?
Evet. Uyuşturucu maddenin bedelsiz biçimde başkasına verilmesi de şartları varsa TCK m.188 kapsamında uyuşturucu ticareti suçunu oluşturabilir.
Aynı araçtaki herkes uyuşturucu ticaretinden sorumlu olur mu?
Hayır. Her kişinin uyuşturucu maddeden haberdar olduğu ve suç üzerinde bilinçli katkı sağladığı ayrı ayrı ispatlanmalıdır.
Hassas terazi bulunması tek başına yeterli midir?
Tek başına her zaman yeterli değildir. Terazinin uyuşturucu ticaretiyle bağlantısı, üzerindeki kalıntılar ve diğer delillerle uyumu değerlendirilir.
Telefon mesajları ticaret suçunun delili olabilir mi?
Evet. Ancak mesajların aidiyeti, anlamı, bütünlüğü ve diğer delillerle desteklenip desteklenmediği araştırılır.
Kullanıcı olmak ticaret suçundan ceza alınmasını engeller mi?
Hayır. Bir kişinin uyuşturucu kullanıcısı olması aynı zamanda ticaret yapamayacağı anlamına gelmez. Her eylem ve delil ayrıca değerlendirilir.
Uyuşturucu ticareti suçu şikâyete bağlı mıdır?
Hayır. Suç resen soruşturulur ve şikâyetten vazgeçme davayı sona erdirmez.
Uyuşturucu ticaretinde uzlaşma var mıdır?
Hayır. Uyuşturucu madde ticareti suçu uzlaştırma kapsamında değildir.
Etkin pişmanlık uygulanabilir mi?
Şartları varsa uygulanabilir. Verilen bilginin suçun ortaya çıkarılmasına, suç ortaklarının yakalanmasına veya uyuşturucu maddenin ele geçirilmesine somut katkı sağlaması gerekir.
Uyuşturucu ticareti davasına hangi mahkeme bakar?
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçuna ilişkin davalara ağır ceza mahkemesi bakar.
Sonuç
Uyuşturucu madde ticareti suçu, yalnızca uyuşturucu maddenin para karşılığında satılmasından ibaret değildir. Satışa arz etme, başkasına verme, nakletme, sevk etme, depolama, ticari amaçla satın alma, kabul etme ve bulundurma gibi farklı eylemler de TCK m.188 kapsamında suç oluşturabilir.
Bir dosyada uyuşturucu madde ele geçirilmesi, ticaret suçunun oluştuğunu tek başına göstermez. Maddenin miktarı, paketlenme biçimi, ele geçirildiği yer, dijital yazışmalar, para hareketleri, hassas terazi, tanık anlatımları ve failin davranışları birlikte değerlendirilmelidir.
Kullanma amacıyla bulundurma ile ticaret arasındaki ayrım, uygulanacak yaptırım bakımından belirleyicidir. Ticaret kastının her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun ve yeterli delillerle ortaya konulması gerekir.
Arama ve el koyma işlemlerinin hukuka uygunluğu, dijital delillerin aidiyeti, kriminal raporun yeterliliği, her sanığın bireysel eylemi ve etkin pişmanlık şartları uyuşturucu ticareti dosyalarında ayrıca incelenmelidir.
Sönmez Hukuk Bürosu – Avukat Taha Sönmez, Antalya’da uyuşturucu madde ticareti suçları, kullanma ve ticaret ayrımı, gözaltı ve ifade süreci, tutuklama, etkin pişmanlık, şüpheli ve sanık müdafiliği ile ceza davası süreçlerinde hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.