Sigorta Hukuku Nedir? Sigorta Tazminatı, Trafik, Kasko ve DASK Rehberi
Sigorta hukuku; kişilerin malvarlığını, yaşamını, sağlığını veya üçüncü kişilere karşı doğabilecek sorumluluğunu belirli risklere karşı güvence altına alan sigorta sözleşmelerini ve bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkları düzenleyen hukuk alanıdır.
Sigorta sözleşmesiyle sigortacı, prim karşılığında belirli bir rizikonun gerçekleşmesi hâlinde zararı karşılamayı veya kararlaştırılan sigorta bedelini ödemeyi üstlenir. Sigortanın konusu bir araç, konut, işyeri, yük, kişinin hayatı, sağlığı veya hukuki sorumluluğu olabilir. Türk Ticaret Kanunu’nda sigorta sözleşmesi; para ile ölçülebilir bir menfaati zarara uğratan tehlikenin gerçekleşmesi hâlinde zararın tazmini ya da kişinin hayatına ilişkin belirli olaylarda ödeme yapılması borcunu doğuran sözleşme olarak tanımlanmaktadır.
Sigorta şirketinin her hasar talebini kabul etmesi gerekmediği gibi, poliçede bir istisna bulunması da her durumda ödeme yapılmayacağı anlamına gelmez. Poliçenin kapsamı, genel ve özel şartlar, rizikonun gerçekleşme şekli, sigortalının bildirimleri, teminat limiti ve uygulanması gereken emredici hükümler birlikte incelenmelidir.
Sigorta Hukukunun Temel Kaynakları
Türkiye’de sigorta hukukunun başlıca kaynakları şunlardır:
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun sigorta hukukuna ilişkin hükümleri,
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu,
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu,
6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun,
Sigorta genel şartları,
SEDDK tarafından çıkarılan yönetmelik, tebliğ ve genelgeler,
Sigorta poliçesindeki özel şartlar.
Sigortacılık Kanunu; sigorta şirketlerinin faaliyet ve denetim esaslarının yanında, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü için Sigorta Tahkim Komisyonu sistemini de düzenlemektedir.
Sigorta Sözleşmesinin Tarafları Kimlerdir?
Sigorta ilişkisinde birden fazla kişi veya sıfat bulunabilir.
Sigortacı
Sigorta şirketi, prim karşılığında rizikoyu üstlenen ve şartları gerçekleştiğinde tazminat veya sigorta bedeli ödemekle yükümlü olan taraftır.
Sigorta ettiren
Sigorta sözleşmesini yapan ve kural olarak primi ödeme borcu altında bulunan kişidir.
Sigorta ettiren ile sigortalı aynı kişi olabilir. Ancak başka bir kişinin malı, sağlığı veya hayatı için de belirli şartlarla sigorta sözleşmesi yapılabilir.
Sigortalı
Sigorta korumasından yararlanan ve rizikonun üzerinde gerçekleştiği kişidir. Mal sigortalarında sigortalı menfaatin sahibi, can sigortalarında ise hayatı veya sağlığı güvence altına alınan kişi olabilir.
Lehtar
Özellikle hayat sigortalarında, riziko gerçekleştiğinde sigorta bedelinin ödeneceği kişidir.
Zarar gören üçüncü kişi
Sorumluluk sigortalarında, sigortalının davranışı nedeniyle zarara uğrayan üçüncü kişi doğrudan sigorta korumasından yararlanabilir. Türk Ticaret Kanunu, zarar görene sigorta bedeli sınırında doğrudan sigortacıya başvurma hakkı tanımaktadır.
Sigorta Poliçesi Nedir?
Sigorta poliçesi; sözleşmenin taraflarını, sigorta konusunu, teminatları, istisnaları, sigorta bedelini, prim tutarını ve sigorta süresini gösteren belgedir.
Poliçede özellikle şu hususlar incelenmelidir:
Sigortanın başlangıç ve bitiş tarihi,
Sigorta konusu araç, taşınmaz veya kişi,
Teminat altına alınan riskler,
Teminat limitleri,
Muafiyet ve müşterek sigorta hükümleri,
Teminat dışında bırakılan durumlar,
Ek teminatlar,
Prim ödeme planı,
Hasar bildirimi için öngörülen usul.
Sigortacı, sözleşme kendisi veya acentesi aracılığıyla yapılmışsa poliçeyi sözleşmeden itibaren yirmi dört saat içinde; diğer hâllerde ise on beş gün içinde vermekle yükümlüdür. Poliçe, tarafların haklarını ve genel veya özel şartları kolay okunabilir biçimde içermelidir.
Poliçedeki özel şartlar kanunun emredici hükümlerine veya sigortalı lehine uygulanması gereken genel şartlara aykırı olamaz.
Sigortacının Aydınlatma Yükümlülüğü
Sigortacı veya acente, sözleşme kurulmadan önce sigorta ettirene;
Teminatın kapsamını,
Teminat dışında kalan hâlleri,
Sigortalının dikkat etmesi gereken hükümleri,
Bildirim yükümlülüklerini,
Sözleşmenin devamı sırasında yapılması gereken işlemleri
açıklamakla yükümlüdür.
Aydınlatmanın yapıldığını ispatlama yükü sigortacıya aittir. Poliçede yer alan ancak sigortalıya açıkça anlatılmayan, belirsiz veya beklenmedik nitelikteki sınırlamalar uyuşmazlık konusu olabilir.
Sigorta Ettirenin Beyan Yükümlülüğü
Sigorta sözleşmesi kurulurken sigorta şirketinin rizikoyu değerlendirmesinde önemli olabilecek hususlar doğru ve eksiksiz şekilde açıklanmalıdır.
Örneğin;
Aracın kullanım şekli,
Taşınmazın yapı ve kullanım niteliği,
Sigortalının sağlık geçmişi,
Daha önce meydana gelen hasarlar,
Meslek veya faaliyet alanı,
Sigorta konusundaki mevcut riskler
yanlış veya eksik bildirilmemelidir.
Beyan yükümlülüğünün ihlal edilmesi hâlinde sigortacı sözleşmeden cayabilir, prim farkı isteyebilir veya riziko gerçekleştikten sonra ihlalin niteliğine göre tazminatta indirim uygulayabilir.
Ancak yanlış beyan ile meydana gelen riziko arasında bağlantı bulunup bulunmadığı, ihlalin kasıtlı mı ihmali mi olduğu ve sigortacının gerçeği başka bir şekilde bilip bilmediği ayrıca incelenmelidir. Türk Ticaret Kanunu, kasıtlı ihlal ile riziko arasında bağlantı bulunması hâlinde sigortacının ödeme borcunun ortadan kalkabileceğini; bağlantı yoksa prim oranına göre ödeme yapılmasını düzenlemektedir.
Prim Ödenmezse Sigorta Geçerli Olur mu?
Kural olarak sigorta primi sözleşme yapılınca ve poliçenin teslimi karşılığında ödenir. Prim taksitle kararlaştırılmışsa ilk taksidin ödenmesi gerekir.
Aksine sözleşme bulunmadıkça sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksidin ödenmesiyle başlar. Taşıma sigortaları bakımından özel hükümler bulunmaktadır.
Sonraki prim taksitlerinin ödenmemesi hâlinde temerrüt, ihtar, sözleşmenin sona ermesi veya teminatın kesilmesi gibi sonuçlar poliçe ve kanun hükümlerine göre değerlendirilir.
Riziko Gerçekleştiğinde Ne Yapılmalıdır?
Sigortalı, rizikonun gerçekleştiğini öğrendiğinde durumu gecikmeksizin sigorta şirketine bildirmelidir.
Hasar sonrasında ayrıca;
Zararın büyümesini önleyecek makul tedbirler alınmalı,
Olay yeri ve hasar fotoğraflanmalı,
Tutanak ve resmî kayıtlar temin edilmeli,
Hasarlı mal gereksiz şekilde değiştirilmemeli,
Fatura, servis, hastane ve ödeme belgeleri korunmalı,
Sigorta şirketinin inceleme yapmasına imkân tanınmalıdır.
Geç bildirim ancak ödenecek tazminatın artmasına neden olmuşsa ve sigortalıya kusur yüklenebiliyorsa indirim gerekçesi olabilir. Sigortacı rizikoyu zaten öğrenmişse geç bildirim savunmasına dayanamaz.
Sigortalının zararı önleme ve azaltma amacıyla yaptığı makul giderler, sonuç alınamamış olsa bile şartları varsa sigorta şirketinden talep edilebilir.
Sigorta Tazminatı Ne Zaman Ödenir?
Sigortacı, rizikonun ve zarar miktarının belirlenmesi için gerekli belgeler kendisine ulaştıktan sonra inceleme yapar.
Türk Ticaret Kanunu’na göre sigorta tazminatı, araştırmaların tamamlanmasıyla ve her hâlde riziko ihbarından itibaren kırk beş gün sonra muaccel olur. Can sigortalarında bu süre on beş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir nedenle incelemenin gecikmesi hâlinde süre işlemeyebilir.
İnceleme üç ay içinde tamamlanamazsa sigortacı, ön ekspertize göre belirlenecek hasar veya sigorta bedelinin en az yüzde ellisini avans olarak ödemekle yükümlü olabilir.
Borç muaccel olduğunda sigorta şirketi ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer. Sigortacının temerrüt faizi ödemeyeceğine ilişkin sözleşme hükümleri geçersizdir.
Sigorta Şirketi Hasarı Neden Reddedebilir?
Sigorta şirketleri genellikle şu gerekçelerle hasar talebini reddedebilir:
Olayın poliçe süresi dışında gerçekleşmesi,
Rizikonun teminat kapsamında bulunmaması,
Poliçede düzenlenen istisnalardan birinin gerçekleşmesi,
Prim veya ilk taksidin ödenmemiş olması,
Sigorta ettirenin kasıtlı yanlış beyanda bulunması,
Hasarın sigortalı tarafından kasten meydana getirilmesi,
Hasar miktarının ispatlanamaması,
Sigorta menfaatinin bulunmaması,
Sahte belge veya gerçeğe aykırı hasar bildirimi.
Ret gerekçesi, poliçe ve somut olayla uyumlu olmalıdır. Sigorta şirketinin yalnızca genel bir maddeye veya standart ret metnine dayanması yeterli değildir.
Ret yazısında hangi poliçe hükmünün uygulandığı, olayla bu hüküm arasındaki bağlantı ve hangi belgelerin dikkate alındığı incelenmelidir.
Kasıt ve Ağır Kusur Sigorta Ödemesini Engeller mi?
Sigortalının hasarı kasten meydana getirmesi hâlinde sigortacı kural olarak ödeme yapmakla yükümlü değildir.
Buna karşılık sigortalının ihmali veya kusuru, her durumda teminatı ortadan kaldırmaz. Türk Ticaret Kanunu’na göre sigortacı, aksine sözleşme bulunmadıkça sigortalının ihmalinden kaynaklanan zararı karşılamakla yükümlüdür.
Zorunlu sorumluluk sigortalarında sigortacı, sigortalıya karşı ileri sürebileceği bazı savunmaları zarar gören üçüncü kişiye karşı ileri süremeyebilir. Sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra şartları varsa kendi sigortalısına rücu edebilir.
Eksik Sigorta Nedir?
Sigorta bedelinin, sigorta konusu malın gerçek değerinden düşük belirlenmesi eksik sigortadır.
Örneğin gerçek değeri 5.000.000 TL olan bir işyerinin 2.500.000 TL üzerinden sigortalanması hâlinde, kısmi hasarda sigorta şirketi tazminatı sigorta bedelinin gerçek değere oranına göre indirebilir.
Türk Ticaret Kanunu uyarınca sigorta bedeli sigorta değerinden düşükse, aksine hüküm bulunmadıkça kısmi zarar da aynı oranda ödenir.
Bu nedenle özellikle konut, işyeri, makine ve emtia sigortalarında sigorta bedelinin güncel yeniden yapım veya ikame değerine uygun belirlenmesi önemlidir.
Aşkın Sigorta Nedir?
Sigorta bedelinin sigorta konusu menfaatin gerçek değerinin üzerinde belirlenmesine aşkın sigorta denir.
Sigorta, sigortalıya zararından fazla kazanç sağlama aracı değildir. Sigortacı, poliçede daha yüksek bedel yazsa bile gerçek zarardan fazlasını ödemez.
Aşan kısım geçersizdir ve buna karşılık gelen primin indirilmesi veya iadesi gündeme gelebilir.
Bir Mal Birden Fazla Şirkete Sigortalanabilir mi?
Aynı menfaat, aynı riziko ve aynı süre için birden fazla şirkete sigortalanabilir. Ancak sigortalı, toplamda gerçek zararından fazla ödeme alamaz.
Sigortalı, aynı riziko için başka poliçeler bulunduğunu sigorta şirketlerine bildirmelidir. Birden fazla sigortacının hangi oranda sorumlu olacağı poliçeler ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirlenir.
Zorunlu Trafik Sigortası
Zorunlu trafik sigortası, motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere verilen zararlar nedeniyle araç işleteninin hukuki sorumluluğunu poliçe limitleri içinde güvence altına alır.
Trafik sigortası esas olarak sigortalının kendi aracındaki hasarı değil, kusurlu aracın üçüncü kişilere verdiği zararları karşılar.
Teminat kapsamında olayın şartlarına göre;
Araç ve eşya hasarı,
Araç değer kaybı,
Tedavi ve sağlık giderleri,
Geçici veya sürekli iş göremezlik,
Bakıcı gideri,
Ölüm hâlinde destekten yoksun kalma tazminatı
gündeme gelebilir.
Teminat limitleri araç ve zarar grubuna göre belirlenmekte ve dönemsel olarak güncellenmektedir. 2026 yılı limitleri SEDDK tarafından ayrıca yayımlanmıştır.
2026 Trafik Sigortası Değişiklikleri
Trafik Sigortası Genel Şartları, 12 Haziran 2026 tarihinde yapılan düzenlemelerle yenilenmiştir.
Yeni düzenlemeye göre araç değer kaybı tazminatının ayrıca ikinci bir başvuru aranmaksızın maddi hasarla birlikte hesaplanıp ödenmesi öngörülmüştür.
Araç onarımında orijinal parça kullanılması esas kabul edilmiş; belirli istisnalarda hak sahibinin yazılı rızası ve gerekli standartların sağlanması koşuluyla eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parçaya izin verilmiştir.
Geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatlarının sakatlanma teminatından; geçici ve sürekli bakıcı giderlerinin ise tedavi gideri teminatından karşılanacağı açıklanmıştır.
Trafik Kazasında Sigorta Şirketine Başvuru
Trafik kazasından doğan tazminat için sigorta şirketine başvururken olayın niteliğine göre şu belgeler gerekebilir:
Kaza tespit tutanağı,
Kusur değerlendirmesi,
Araç ruhsatı,
Hasar fotoğrafları,
Ekspertiz veya servis raporu,
Onarım faturaları,
Değer kaybı hesaplamasına esas araç bilgileri,
Hastane ve tedavi belgeleri,
Maluliyet raporu,
Gelir belgeleri,
Ölüm hâlinde nüfus ve destek ilişkisini gösteren belgeler.
Eksik veya yanlış belge sunulması dosyanın sonuçlanmasını geciktirebilir. Sigorta şirketi yalnızca uyuşmazlık konusu zararın belirlenmesi için makul ve gerekli belgeleri istemelidir.
Araç Değer Kaybı Nedir?
Araç değer kaybı, kaza sonucunda onarılan aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen azalmadır.
Aracın teknik olarak tamamen onarılması, değer kaybı oluşmadığı anlamına gelmez. Değer kaybı belirlenirken genellikle;
Aracın marka ve modeli,
Üretim yılı,
Kilometresi,
Hasarın niteliği,
Değişen veya onarılan parçalar,
Önceki kazalar,
Hasarsız ikinci el piyasa değeri
birlikte değerlendirilir.
2026 tarihli genel şart değişikliğiyle değer kaybının maddi hasarla birlikte hesaplanmasına yönelik sistem kabul edilmiştir.
Araç Mahrumiyet Bedeli
Kazaya uğrayan aracın onarım süresince kullanılamaması nedeniyle araç sahibinin uğradığı kullanım kaybı, araç mahrumiyet bedeli olarak talep edilebilir.
Bu zarar, araç kiralanmış olmasa bile makul onarım süresi ve aracın kullanım amacı dikkate alınarak değerlendirilebilir. Ancak talebin zorunlu trafik sigortası kapsamında olup olmadığı ile kazaya neden olan işleten ve sürücünün kişisel sorumluluğu ayrı ayrı incelenmelidir.
Yaralanmalı Trafik Kazasında Talep Edilebilecek Tazminatlar
Trafik kazasında yaralanan kişi olayın niteliğine göre;
Geçici iş göremezlik,
Sürekli iş göremezlik,
Tedavi giderleri,
Bakıcı giderleri,
Ekonomik geleceğin sarsılması,
Manevi tazminat
talep edebilir.
Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçenin kapsamı ve limitiyle sınırlı olabilir. Manevi tazminat, zorunlu trafik sigortası kapsamında kural olarak yer almadığından işleten veya sürücüye yöneltilmesi gerekebilir.
Ölümlü Trafik Kazasında Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
Ölen kişinin hayattayken düzenli olarak destek sağladığı veya ileride destek sağlaması beklenen kişiler, destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir.
Bu talepte yalnızca yasal mirasçılık belirleyici değildir. Fiilî veya varsayımsal destek ilişkisi, ölenin geliri, yaşı, yaşam beklentisi ve hak sahibinin destek ihtiyacı değerlendirilir.
Trafik sigortasının sorumluluğu ölüm teminatı limitiyle sınırlıdır. Limiti aşan zararlar bakımından araç işleteni, sürücüsü veya diğer sorumlulara başvurulabilir.
Kasko Sigortası
Kasko sigortası, sigortalı aracın uğrayabileceği zararları poliçe kapsamına göre teminat altına alan isteğe bağlı bir mal sigortasıdır.
Kasko sigortasında başlıca şu riskler güvence altına alınabilir:
Çarpma ve çarpışma,
Aracın devrilmesi veya düşmesi,
Yanma,
Çalınma veya çalınmaya teşebbüs,
Doğal afetler,
Cam kırılması,
Anahtar kaybı,
Yol yardım,
İhtiyari mali sorumluluk,
İkame araç.
Her kasko poliçesi aynı kapsamda değildir. Dar kasko, kasko, genişletilmiş kasko ve tam kasko ürünlerinde teminatlar farklılaşabilir. Poliçe adı yerine teminat tablosunun incelenmesi gerekir.
Kasko Şirketi Hasarı Reddederse Ne Yapılabilir?
Ret gerekçesi yazılı olarak istenmeli ve şu hususlar incelenmelidir:
Hasarın poliçe döneminde meydana gelip gelmediği,
Olayın teminat kapsamında olup olmadığı,
Sürücü veya kullanım şartlarına ilişkin özel hüküm,
Alkol, ehliyet veya kullanım amacı iddiasının hasarla bağlantısı,
Geç bildirim nedeniyle sigortacının zarara uğrayıp uğramadığı,
Araç üzerindeki değişikliklerin rizikoya etkisi,
Ekspertiz raporunun teknik yeterliliği.
Örneğin sürücünün ehliyetsiz olması veya alkol kullanması, poliçe ve olayın özelliklerine göre önem taşıyabilir. Ancak ret gerekçesiyle hasarın meydana gelmesi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Ağır Hasar ve Tam Hasar
Onarım giderlerinin aracın riziko tarihindeki değerine oranı, aracın teknik olarak güvenli biçimde onarılıp onarılamayacağı ve poliçe hükümleri dikkate alınarak tam hasar değerlendirmesi yapılabilir.
Tam hasar hâlinde;
Aracın piyasa değeri,
Sovtaj değeri,
Hasar tarihindeki donanımı,
Önceki hasarları,
Kilometresi,
Emsal satış fiyatları
incelenmelidir.
Sigorta şirketinin yalnızca otomatik liste veya ilan fiyatlarına dayanması yeterli olmayabilir. Gerçek piyasa değerinin somut emsaller üzerinden belirlenmesi gerekir.
İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası
İhtiyari mali sorumluluk sigortası, zorunlu trafik sigortası limitini aşan üçüncü kişi zararlarını poliçedeki limitler ölçüsünde karşılamayı amaçlar.
Özellikle ağır yaralanmalı veya ölümlü kazalarda gerçek zarar zorunlu trafik sigortası limitini aşabilir. Bu durumda varsa ihtiyari mali sorumluluk teminatı devreye girebilir.
Poliçede manevi tazminat teminatının bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Güvence Hesabı
Kazaya neden olan aracın tespit edilememesi, zorunlu sigortasının bulunmaması veya sigorta şirketinin iflası gibi belirli durumlarda Güvence Hesabına başvuru gündeme gelebilir.
Güvence Hesabı özellikle;
Tespit edilemeyen aracın neden olduğu bedensel zararları,
Sigortasız aracın neden olduğu bedensel zararları,
Belirli şartlarla çalıntı veya gasp edilmiş aracın neden olduğu bedensel zararları,
İflas eden veya ruhsatı iptal edilen sigorta şirketlerinin kapsam dâhilindeki yükümlülüklerini
karşılayabilir.
Plakası tespit edilemeyen aracın park hâlindeki araca verdiği maddi hasar, kural olarak Güvence Hesabından karşılanmaz. Bu durumda Güvence Hesabının koruması bedensel zararlarla sınırlıdır.
Manevi tazminat talepleri de Güvence Hesabı kapsamında değildir.
Konut ve İşyeri Sigortaları
Konut ve işyeri sigortaları; poliçeye göre yangın, su baskını, fırtına, hırsızlık, cam kırılması, elektronik cihaz, makine, kira kaybı ve üçüncü kişilere karşı sorumluluk gibi riskleri teminat altına alabilir.
Bina ile içindeki eşya ayrı sigorta konularıdır. Yalnızca binanın sigortalanmış olması, ev eşyalarının da güvence altında olduğu anlamına gelmez.
Hasar dosyasında;
Hasarın kaynağı,
Bina veya eşya ayrımı,
Sigorta bedeli,
Eksik sigorta oranı,
Eskime payı,
Onarım ve yeniden yapım maliyeti,
Komşu bağımsız bölümün sorumluluğu
incelenmelidir.
Su kaçağı veya yangının komşu taşınmazdan kaynaklanması hâlinde sigorta şirketi ödeme yaptıktan sonra sorumlu kişiye veya onun sigortacısına rücu edebilir.
Zorunlu Deprem Sigortası – DASK
Zorunlu Deprem Sigortası; depremin doğrudan neden olduğu bina zararları ile deprem sonucunda meydana gelen yangın, infilak, tsunami ve yer kaymasının bina üzerinde oluşturduğu maddi zararları teminat altına alır.
DASK esas olarak belediye sınırları içinde bulunan, özel mülkiyete tabi ve mesken olarak inşa edilmiş binaları kapsar. Kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmuş bağımsız bölümler ile mesken olarak yapılmış binalardaki bazı işyerleri de kapsamda olabilir.
DASK Neleri Karşılamaz?
DASK kapsamında olmayan başlıca zararlar şunlardır:
Ev eşyaları ve diğer taşınır mallar,
Enkaz kaldırma giderleri,
Kira kaybı,
İş durması ve kâr kaybı,
Alternatif konut giderleri,
Bedensel zararlar ve ölüm,
Manevi tazminat,
Deprem dışındaki nedenlerle meydana gelen zararlar.
Bu zararlar için konut, işyeri veya ihtiyari deprem sigortası gibi ek teminatlar gerekebilir.
DASK ödemesinde arsa değeri değil, binanın yeniden yapım maliyeti esas alınır. Bina değeri DASK limitini aşıyorsa aşan bölüm için özel sigorta şirketinden ihtiyari deprem teminatı alınabilir.
Gerekli belgeler ve hasar tespiti tamamlandıktan sonra DASK tazminatının en geç otuz gün içinde ödenmesi öngörülmektedir.
Sağlık Sigortası
Özel sağlık sigortası ve tamamlayıcı sağlık sigortası; poliçenin kapsamına göre muayene, tetkik, tedavi, ameliyat ve hastane giderlerini karşılayabilir.
Sağlık sigortası uyuşmazlıklarında özellikle şu konular önemlidir:
Hastalığın poliçeden önce mevcut olup olmadığı,
Bekleme süresi,
Ömür boyu yenileme garantisi,
Anlaşmalı sağlık kuruluşu şartı,
Ayakta veya yatarak tedavi ayrımı,
İstisna ve limitler,
Sağlık beyanının doğruluğu,
Tedavinin tıbben gerekli olup olmadığı.
Sigorta şirketinin “önceden mevcut hastalık” gerekçesiyle ödeme yapmaması hâlinde, hastalığın poliçe başlangıcından önce teşhis edilip edilmediği ve sigortalının bu durumu bilip bilmediği sağlık kayıtları üzerinden incelenmelidir.
Hayat Sigortası
Hayat sigortasında sigortacı, sigortalının ölümü veya belirli süre hayatta kalması gibi poliçede gösterilen olayların gerçekleşmesi hâlinde sigorta bedelini ödemeyi üstlenir.
Hayat sigortasında;
Sigortalı,
Sigorta ettiren,
Lehtar,
Ölüm nedeni,
Sağlık beyanı,
Prim ödemeleri,
İntihar, savaş veya tehlikeli faaliyet istisnaları,
Kredi bağlantılı hayat sigortası
ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Kredi bağlantılı hayat sigortasında ödeme, poliçe ve kredi borcu kapsamına göre önce bankaya, kalan bölüm varsa lehtarlara veya hak sahiplerine yapılabilir.
Hayat Sigortasında Lehtar
Sigorta ettiren, sigorta bedelinin ödeneceği lehtarı belirleyebilir.
Lehtar gösterilmemişse poliçenin türüne ve olayın niteliğine göre kanuni düzenlemeler uygulanır. Lehtarın sonradan değiştirilip değiştirilemeyeceği, tayinin geri alınabilir olup olmadığı ve mirasçılarla ilişkisi poliçe üzerinden incelenmelidir.
Ferdi Kaza Sigortası
Ferdi kaza sigortası, ani ve haricî bir olay nedeniyle ölüm veya sürekli sakatlık meydana gelmesi hâlinde poliçede kararlaştırılan bedelin ödenmesini amaçlar.
Bazı poliçelerde tedavi giderleri ve günlük hastane tazminatı gibi ek teminatlar bulunabilir.
Ferdi kaza sigortasında ödeme, zarar sigortalarından farklı olarak poliçede kararlaştırılan sabit bedel üzerinden yapılabilir. Sigortalının aynı olay nedeniyle sorumlu kişiden ayrıca tazminat talep etmesi de olayın niteliğine göre mümkün olabilir.
Sorumluluk Sigortaları
Sorumluluk sigortası, sigortalının üçüncü kişilere karşı hukuki sorumluluğu nedeniyle ödemek zorunda kalabileceği tazminatları poliçe limitleri içinde güvence altına alır.
Türk Ticaret Kanunu uyarınca sigortacı, sigorta süresi içinde gerçekleşen olaydan doğan sorumluluk nedeniyle zarar görene poliçedeki miktara kadar ödeme yapar.
Başlıca sorumluluk sigortaları şunlardır:
İşveren sorumluluk sigortası,
Mesleki sorumluluk sigortası,
Ürün sorumluluk sigortası,
Üçüncü şahıs mali sorumluluk sigortası,
Hekim mesleki sorumluluk sigortası,
Özel güvenlik mali sorumluluk sigortası,
Asansör kazaları sorumluluk sigortası,
Çevre kirliliği sorumluluk sigortası.
Sigortalı aleyhine tazminat talebi yöneltildiğinde savunma ve makul yargılama giderlerinin poliçe kapsamında olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
İşveren Sorumluluk Sigortası
İş kazası sonucunda işverenin hukuki sorumluluğuna dayanılarak talep edilen tazminatlar, poliçe kapsamı ve limitleri içinde işveren sorumluluk sigortasından karşılanabilir.
Ancak SGK tarafından yapılan ödemeler, sigortalının kusuru, alt işveren ilişkisi, meslek hastalığı, manevi tazminat ve rücu talepleri bakımından poliçede özel sınırlamalar bulunabilir.
İş kazası dosyasında sigorta poliçesinin kaza tarihinde yürürlükte olup olmadığı ve çalışan ile işyerinin poliçe kapsamında bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Nakliyat ve Emtia Sigortaları
Nakliyat sigortaları, taşınan yükün taşıma sırasında uğrayabileceği zararları poliçe şartlarına göre teminat altına alır.
Bu dosyalarda;
Taşıma belgesi,
Fatura,
Paketleme şekli,
Teslim tutanağı,
Hasarın hangi aşamada meydana geldiği,
Taşıyıcının sorumluluğu,
Teminatın başlangıç ve bitiş noktası,
Muafiyetler,
İhbar ve ekspertiz işlemleri
önemlidir.
Hasarlı yük teslim alınırken çekince konulmaması veya hasarın zamanında bildirilmemesi, sigorta ve taşıma hukuku bakımından ispat sorunlarına yol açabilir.
Sigorta Eksperi ve Ekspertiz Raporu
Sigorta eksperi, hasarın sebep ve miktarının belirlenmesine yönelik teknik inceleme yapar.
Ekspertiz raporu sigorta şirketini veya sigortalıyı her durumda kesin olarak bağlamaz. Raporda;
Hasarın kaynağı,
Onarım yöntemi,
Değişecek parçalar,
İşçilik bedeli,
Piyasa değeri,
Eskime veya amortisman,
Teminat kapsamı
bakımından hata bulunabilir.
Uyuşmazlık hâlinde karşı ekspertiz, bilirkişi incelemesi, servis kayıtları ve piyasa araştırması kullanılabilir.
Sigorta Şirketinin Rücu Hakkı
Sigorta şirketi tazminatı ödedikten sonra, ödediği tutar ölçüsünde zarardan sorumlu üçüncü kişiye karşı sigortalının haklarına halef olabilir.
Örneğin konuttaki yangın komşunun kusurundan kaynaklanmışsa konut sigortacısı sigortalıya ödeme yaptıktan sonra kusurlu komşuya veya onun sigortacısına başvurabilir.
Sigortalı, sigorta şirketinin rücu hakkını ortadan kaldıracak bir ibra veya anlaşma yaparsa sigortacıya karşı sorumluluğu doğabilir.
Rücu, sigorta şirketinin kendi sigortalısına yönelttiği talepler bakımından da gündeme gelebilir. Özellikle zorunlu trafik sigortasında sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra, genel şartlarda belirtilen hâllerde işletene veya sigortalıya rücu edebilir.
Sigorta Uyuşmazlıklarında Sigorta Tahkim Komisyonu
Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların mahkemeye göre daha hızlı ve uzmanlık esasına dayalı şekilde çözülebilmesini sağlayan alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur.
İhtiyari sigortalarda başvuru yapılabilmesi için sigorta şirketinin tahkim sistemine üye olup olmadığı kontrol edilir. Zorunlu sigortalardan doğan uyuşmazlıklarda ise sigorta kuruluşu sisteme üye olmasa dahi tahkim yoluna başvurulabilir.
Tahkim Başvurusundan Önce Sigorta Şirketine Başvuru
Komisyona başvurmadan önce sigorta şirketine yazılı talepte bulunulmalıdır.
Sigorta Tahkim Komisyonunun güncel açıklamasına göre;
Trafik sigortası taleplerinde on beş gün,
Diğer sigorta branşlarında on beş iş günü
içinde nihai cevap verilmezse veya talep reddedilirse Komisyona başvuru yapılabilir.
Başvuruya ret yazısı veya cevapsız bırakıldığını gösteren belge, poliçe, hasar belgeleri, ödeme makbuzu ve talebi destekleyen diğer deliller eklenmelidir.
Tahkim başvuru ücretleri, itiraz ve temyiz sınırları yıllara göre güncellenmektedir. 2026 yılında itiraz, temyiz ve heyet teşekkülü için yeni parasal sınırlar ilan edilmiştir; başvuru tarihinde Komisyonun güncel tarifesi kontrol edilmelidir.
Tahkim mi, Dava mı?
Sigorta uyuşmazlığında tahkim veya dava yolunun hangisinin daha uygun olduğu şu hususlara göre değerlendirilmelidir:
Uyuşmazlık miktarı,
Delillerin niteliği,
Bilirkişi ihtiyacı,
Birden fazla davalı bulunması,
Manevi tazminat talebi,
Sigorta limitini aşan zarar,
İhtiyati tedbir veya delil tespiti ihtiyacı,
Zamanaşımı durumu.
Aynı uyuşmazlığın hem mahkemede hem tahkimde eş zamanlı olarak yürütülmesi mümkün değildir.
Sigorta Davalarında Görevli Mahkeme
Görevli mahkeme tarafların sıfatına ve sigorta ilişkisinin niteliğine göre değişebilir.
Sigorta hizmetinden ticari veya mesleki olmayan amaçla yararlanan tüketici ile sigorta şirketi arasındaki uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesi gündeme gelebilir. Ticari işletmeler veya tacirler arasındaki sigorta uyuşmazlıklarında ise asliye ticaret mahkemesi görevli olabilir.
Trafik kazasında zarar gören üçüncü kişinin sigorta şirketi, sürücü ve işletene birlikte yönelttiği taleplerde görev değerlendirmesi somut hukuki ilişkiye göre yapılmalıdır.
Dava açılmadan önce tüketici veya ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca incelenmelidir.
Sigorta Alacaklarında Zamanaşımı
Türk Ticaret Kanunu’na göre sigorta sözleşmesinden doğan istemler, kural olarak alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Sigorta tazminatı ve sigorta bedeline ilişkin talepler ise kural olarak rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren her hâlde altı yıllık üst süreye tabidir. Özel kanun hükümleri saklıdır.
Sorumluluk sigortalarında sigortacıya yöneltilecek tazminat talepleri bakımından Türk Ticaret Kanunu’nda olay tarihinden itibaren on yıllık süre düzenlenmiştir.
Trafik kazalarından doğan taleplerde ise Karayolları Trafik Kanunu’ndaki özel zamanaşımı hükümleri uygulanır. Kaza aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiil oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gündeme gelebilir.
Zamanaşımının başlangıcı, kesilmesi ve hangi talep bakımından uygulanacağı her dosyada ayrıca belirlenmelidir.
Sigorta Hasarında İbraname İmzalanması
Sigorta şirketinin yaptığı ödeme karşılığında sigortalıdan veya zarar görenden ibraname alınabilir.
İbraname imzalanmadan önce;
Ödemenin hangi zarar kalemlerini kapsadığı,
Kısmi mi tam ödeme mi olduğu,
Değer kaybı veya iş göremezlik talebinin saklı tutulup tutulmadığı,
Limit aşan zararlardan vazgeçilip vazgeçilmediği,
Gelecekte ortaya çıkabilecek zararların kapsamı
incelenmelidir.
Özellikle trafik kazalarındaki bedensel zararlar zaman içinde değişebildiğinden, sağlık durumu kesinleşmeden bütün haklardan vazgeçildiğini belirten belgeler ciddi hak kaybı yaratabilir.
Sigorta Dolandırıcılığı ve Gerçeğe Aykırı Hasar Bildirimi
Gerçekleşmeyen bir hasarı gerçekleşmiş gibi göstermek, zarar miktarını artırmak, sahte fatura veya rapor kullanmak ya da kasıtlı meydana getirilen olayı sigorta kapsamında göstermeye çalışmak hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilir.
Sigorta şirketinin hile iddiası yalnızca varsayıma dayanmamalı; teknik, mali ve somut delillerle ortaya konulmalıdır.
Sigortalının hasarla ilgili çelişkili beyanda bulunması tek başına her durumda dolandırıcılık suçunun veya teminat dışılığın kanıtı değildir.
Sigorta Uyuşmazlığında İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?
Sigorta şirketi ödeme yapmıyorsa veya eksik ödeme yapmışsa şu aşamalar izlenmelidir:
Poliçe, genel şartlar ve özel şartlar temin edilmelidir.
Hasar dosyasındaki ekspertiz ve ret raporları istenmelidir.
Hasarın gerçekleşme şekli ve zarar miktarı delillendirilmelidir.
Sigorta şirketine açık ve kalemlendirilmiş yazılı başvuru yapılmalıdır.
Cevap ve yasal bekleme süresi takip edilmelidir.
Sigorta Tahkim Komisyonu veya dava yolu değerlendirilmelidir.
Zamanaşımı süresi kontrol edilmelidir.
Sigorta şirketine gönderilen başvuruda yalnızca “zararımın ödenmesini istiyorum” denilmesi yerine; talep edilen zarar kalemleri, miktar, olay tarihi, poliçe ve deliller açıkça gösterilmelidir.
Sigorta Hukuku Avukatının Rolü
Sigorta uyuşmazlıkları teknik hesaplama, tıp, aktüerya, araç onarımı ve yapı mühendisliği gibi farklı uzmanlık alanlarıyla bağlantılıdır.
Sigorta hukuku avukatı dosyanın niteliğine göre;
Poliçe ve genel şartları inceler,
Teminat kapsamını belirler,
Sigorta şirketine başvuru hazırlar,
Eksik ödeme veya ret gerekçesini değerlendirir,
Araç değer kaybı ve hasar hesabını kontrol eder,
Maluliyet ve destekten yoksun kalma taleplerini belirler,
Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurur,
Hakem kararına itiraz eder,
Sigorta ve tazminat davalarını yürütür,
Bilirkişi ve ekspertiz raporlarına itiraz eder,
Güvence Hesabı ve DASK başvurularını takip eder.
Özellikle ağır yaralanma, ölüm, yüksek bedelli araç veya işyeri hasarı bulunan dosyalarda yalnızca sigorta şirketinin hazırladığı hesapla yetinilmemelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Sigorta şirketi hasarı tamamen reddedebilir mi?
Riziko poliçe kapsamında değilse veya kanuni bir teminat dışılık nedeni varsa ret kararı verilebilir. Ancak gerekçenin somut olaya, poliçeye ve kanuna uygun olması gerekir.
Sigorta şirketinin eksper raporu kesin midir?
Hayır. Ekspertiz raporu önemli bir delildir ancak tarafları veya hakemi her durumda kesin olarak bağlamaz. Karşı rapor ve bilirkişi incelemesi talep edilebilir.
Trafik sigortası kendi aracımın hasarını karşılar mı?
Kural olarak hayır. Zorunlu trafik sigortası, sigortalı aracın üçüncü kişilere verdiği zararları karşılar. Kendi araç hasarı için kasko sigortası gerekir.
Kasko sigortası her kazayı karşılar mı?
Hayır. Poliçedeki ana ve ek teminatlar ile istisnalar incelenmelidir. Aynı isimle satılan kasko poliçelerinin kapsamı farklı olabilir.
Araç değer kaybı için ayrıca başvuru gerekir mi?
12 Haziran 2026 tarihli Trafik Sigortası Genel Şartları değişikliğiyle değer kaybının maddi hasarla birlikte ve ilave başvuru aranmaksızın hesaplanması öngörülmüştür. Uygulamada dosya ve belge durumunun yine takip edilmesi gerekir.
Plakası bilinmeyen araç aracıma çarpıp kaçtıysa Güvence Hesabı ödeme yapar mı?
Yalnızca araçta oluşan maddi hasar için kural olarak ödeme yapılmaz. Güvence Hesabı, tespit edilemeyen araçlarda esas olarak bedensel zararları karşılar.
DASK ev eşyalarını karşılar mı?
Hayır. DASK bina zararını güvence altına alır; ev eşyası, kira kaybı, bedensel zarar ve manevi tazminat kapsam dışındadır.
Sigorta şirketine başvurmadan tahkime gidilebilir mi?
Kural olarak önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmalıdır. Trafik sigortasında on beş gün, diğer branşlarda on beş iş günü içinde sonuç alınamaması veya olumsuz cevap verilmesi üzerine tahkim başvurusu yapılabilir.
Sigorta tazminatı zarardan fazla olabilir mi?
Zarar sigortalarında sigortalı gerçek zararından fazlasını alamaz. Can sigortalarında ise poliçede kararlaştırılan bedel esas alınabilir.
Sigorta şirketi ödediği parayı geri isteyebilir mi?
Şartları varsa evet. Sigortacı, haksız ödeme, teminat dışı olay veya zorunlu sigortalarda rücu nedeni bulunması hâlinde sorumlu kişiye başvurabilir.
Sonuç
Sigorta hukuku yalnızca poliçede yazılı teminat limitinden ibaret değildir. Poliçenin kurulması, sigortalının beyanları, rizikonun gerçekleşme şekli, hasar bildirimi, ekspertiz, ödeme, rücu ve uyuşmazlık çözümü birbirine bağlı aşamalardır.
Sigorta şirketinin ödeme yapmaması veya düşük ödeme teklif etmesi hâlinde poliçe, genel şartlar, ekspertiz raporu ve gerçek zarar birlikte incelenmelidir. Standart ret yazısı veya tek taraflı hesaplama, uyuşmazlığın hukuken sona erdiği anlamına gelmez.
Trafik kazalarında maddi hasar, değer kaybı, iş göremezlik, bakıcı gideri ve destekten yoksun kalma; kasko dosyalarında onarım, tam hasar ve piyasa değeri; DASK ve konut sigortalarında ise bina, eşya ve dolaylı zarar ayrımı özellikle önemlidir.
Sigorta Tahkim Komisyonu hızlı ve uzmanlık esasına dayalı bir başvuru yolu olmakla birlikte, her uyuşmazlık bakımından tahkim en uygun yöntem olmayabilir. Talebin niteliği, zarar miktarı, diğer sorumlular ve zamanaşımı birlikte değerlendirilmelidir.
Sönmez Hukuk Bürosu – Avukat Taha Sönmez, Antalya’da trafik ve kasko sigortası, araç değer kaybı, yaralanmalı ve ölümlü trafik kazaları, DASK, konut ve işyeri hasarları, sağlık ve hayat sigortası, Güvence Hesabı, Sigorta Tahkim Komisyonu başvuruları ve sigorta davalarında hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.
Sönmez Hukuk Bürosu
Av. Taha Sönmez
Antalya
0538 014 92 29
www.avtahasonmez.com