Miras Hukuku Nedir? Miras Payları, Vasiyetname ve Miras Davaları
Miras hukuku; bir kişinin ölümüyle birlikte malvarlığının, haklarının ve borçlarının kimlere ve hangi oranlarda geçeceğini düzenleyen hukuk alanıdır.
Miras yalnızca ev, arsa, araç ve bankadaki paradan oluşmaz. Miras bırakanın alacakları, şirket payları, fikrî hakları ve bazı sözleşmesel hakları terekeye girebildiği gibi kredi borçları, vergi borçları, icra dosyaları ve diğer mali yükümlülükleri de mirasçılara geçebilir.
Bu nedenle miras işlemlerinde yalnızca paylaşılacak malların değil, terekenin bütün aktif ve pasiflerinin araştırılması gerekir. Mirasçılar, miras bırakanın ölümüyle mirası kanun gereği bir bütün olarak kazanır ve kural olarak tereke borçlarından kişisel olarak da sorumlu olur.
Miras Ne Zaman Açılır?
Miras, miras bırakanın ölümüyle açılır. Mirasçılık sıfatı ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte bulunan hükümlere göre belirlenir. Mirasla ilgili iptal, tenkis, paylaşma ve miras sebebiyle istihkak davalarında miras bırakanın son yerleşim yeri önem taşır.
Mirasçının tapu, banka veya araç kaydı üzerinde henüz intikal işlemi yaptırmamış olması, mirasçılık sıfatının doğmadığı anlamına gelmez. İntikal işlemi, ölümle kazanılmış hakkın ilgili sicile geçirilmesini sağlar.
Tereke Nedir?
Tereke, miras bırakanın ölüm tarihinde sahip olduğu ve mirasçılara geçebilen malvarlığı değerleri ile borçların bütünüdür.
Terekenin aktif kısmında şunlar bulunabilir:
Taşınmazlar ve taşınmaz payları,
Araçlar,
Banka hesapları ve yatırım ürünleri,
Alacaklar ve devam eden icra takipleri,
Şirket hisseleri ve ortaklık payları,
Değerli eşyalar,
Fikrî ve sınai haklardan doğan mali haklar.
Terekenin pasif kısmında ise kredi, vergi, SGK, icra, sözleşme ve tazminat borçları ile cenaze ve tereke giderleri yer alabilir.
Miras paylaşılmadan önce terekenin tam olarak belirlenmesi, borçların araştırılması ve gerekiyorsa mahkemeden koruma önlemleri talep edilmesi önemlidir.
Yasal Mirasçılar Kimlerdir?
Miras bırakan geçerli bir vasiyetname veya miras sözleşmesi yapmamışsa miras, Türk Medeni Kanunu’ndaki yasal mirasçılık sistemine göre paylaşılır.
Altsoy mirasçılığı
Miras bırakanın birinci derece mirasçıları çocuklarıdır. Çocuklar eşit payla mirasçı olur.
Miras bırakanın çocuklarından biri kendisinden önce ölmüşse, o çocuğun payı kendi çocuklarına geçer. Bu sistem halefiyet olarak adlandırılır.
Örneğin miras bırakanın iki çocuğundan biri daha önce ölmüş ve geride iki çocuk bırakmışsa, sağ çocuk mirasın yarısını; ölen çocuğun çocukları ise diğer yarıyı kendi aralarında paylaşır.
Anne ve baba zümresi
Miras bırakanın altsoyu bulunmuyorsa anne ve babası eşit şekilde mirasçı olur.
Anne veya baba daha önce ölmüşse onun payı kendi altsoyuna, başka bir ifadeyle miras bırakanın kardeşlerine ve onların altsoyuna geçer.
Bu nedenle miras bırakanın çocuğu bulunduğu sürece kardeşleri yasal mirasçı olmaz.
Büyük anne ve büyük baba zümresi
Miras bırakanın altsoyu, anne ve babası ile onların altsoyu bulunmuyorsa büyük anne ve büyük babalar ile onların altsoyu mirasçı olabilir.
Sağ kalan eş
Sağ kalan eş, tek başına ayrı bir zümre oluşturmaz. Birlikte mirasçı olduğu zümreye göre payı değişir:
Birlikte mirasçı olduğu kişilerSağ kalan eşin yasal payıMiras bırakanın çocukları veya torunları1/4Anne-baba veya onların altsoyu1/2Büyük anne-büyük baba ve onların çocukları3/4Başka yasal mirasçı bulunmamasıMirasın tamamı
Bu oranlar doğrudan tereke üzerindeki yasal miras paylarını gösterir. Sağ kalan eşin mal rejiminden kaynaklanan katılma veya değer artış payı alacağı, miras payından ayrı bir haktır.
Evlatlığın miras hakkı
Evlatlık ve onun altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olur. Evlatlığın kendi biyolojik ailesindeki mirasçılığı da devam eder.
Buna karşılık evlat edinen ve onun hısımları, evlatlığın yasal mirasçısı olmaz.
Evlilik dışı doğan çocuğun miras hakkı
Soybağı tanıma veya mahkeme kararıyla kurulmuşsa evlilik dışında doğan çocuk, baba yönünden evlilik içinde doğan çocuklarla aynı şekilde mirasçı olur.
Üvey çocuk mirasçı olur mu?
Eşin önceki ilişkisinden olan çocuk, yalnızca üvey çocuk olması nedeniyle diğer eşe yasal mirasçı olmaz.
Üvey çocuğun mirasçı olabilmesi için evlat edinme işlemi yapılması veya vasiyetname ya da miras sözleşmesiyle kendisine kazandırmada bulunulması gerekir.
Devletin mirasçılığı
Hiçbir yasal veya atanmış mirasçı bulunmuyorsa miras Devlete geçer.
Mirasçılık Belgesi Nasıl Alınır?
Mirasçılık belgesi, diğer adıyla veraset ilamı; mirasçıların kimler olduğunu ve miras paylarını gösterir.
Belge, sulh hukuk mahkemesinden veya şartları bulunuyorsa noterlikten alınabilir. Mirasçılık veya soybağı konusunda uyuşmazlık bulunması, nüfus kayıtlarının yeterli olmaması ya da yabancılık unsuru taşıyan dosyalarda mahkeme yoluna başvurulması gerekebilir.
Tapu intikalinde mirasçılık belgesinin aslı veya onaylı örneği istenir. Yurt dışındaki makamlarca verilen belgelerin Türkiye’de kullanılabilmesi için ayrıca tanıma, onay, apostil veya tercüme işlemleri gündeme gelebilir.
Daha önce düzenlenmiş ve UYAP’a kaydedilmiş mirasçılık belgeleri e-Devlet üzerinden sorgulanabilir.
Mirasçılık Belgesi Kesin Hüküm Oluşturur mu?
Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar mirasçılık durumunu gösterir. Belgede bir mirasçının unutulması, yanlış kişinin mirasçı gösterilmesi veya pay oranlarının hatalı hesaplanması hâlinde belgenin iptali veya düzeltilmesi istenebilir.
Mirasçılar arasında ciddi soybağı veya mirasçılık uyuşmazlığı bulunuyorsa hasımlı dava yoluyla gerçek mirasçılık durumunun belirlenmesi gerekebilir.
Sağ Kalan Eşin Mal Rejimi ve Miras Hakkı
Eşlerden birinin ölümü, eşler arasındaki mal rejimini sona erdirir. Edinilmiş mallara katılma rejiminde sağ kalan eşin katılma alacağı hesaplandıktan sonra, ölen eşe ait kalan değer terekeye dâhil edilir.
Bu nedenle sağ kalan eşin iki farklı talebi bulunabilir:
Evlilik mal rejiminden doğan katılma veya değer artış payı alacağı,
Terekeden doğan yasal miras payı.
Bu iki hak birbirinin alternatifi değildir. Mal rejimi tasfiyesi ile miras paylaşımının birbirine karıştırılması, eşin veya diğer mirasçıların paylarının yanlış hesaplanmasına neden olabilir.
Sağ kalan eş ayrıca, koşulların bulunması hâlinde birlikte yaşanılan aile konutunun kendisine özgülenmesini veya konut üzerinde oturma ya da intifa hakkı tanınmasını talep edebilir.
Vasiyetname Nedir?
Vasiyetname, kişinin ölümünden sonra malvarlığının tamamı veya belirli bir kısmı üzerinde uygulanmasını istediği iradesini açıkladığı tek taraflı ölüme bağlı tasarruftur.
Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip olmak ve on beş yaşını doldurmuş bulunmak gerekir.
Vasiyetnameyle;
Bir kişi mirasçı atanabilir,
Belirli bir taşınmaz veya mal bırakılabilir,
Vasiyeti yerine getirme görevlisi atanabilir,
Yedek veya art mirasçı belirlenebilir,
Vakıf kurulabilir,
Kanuna ve ahlaka aykırı olmayan koşul ve yüklemeler getirilebilir.
Ancak vasiyetname, saklı paylı mirasçıların haklarını ortadan kaldıracak şekilde sınırsız tasarruf yetkisi vermez.
Vasiyetname Türleri Nelerdir?
Türk Medeni Kanunu üç tür vasiyetname kabul etmektedir:
Resmî vasiyetname
Resmî vasiyetname, iki tanığın katılımıyla noter, sulh hâkimi veya kanunen yetkili görevli tarafından düzenlenir.
Şekil ve ehliyet uyuşmazlıklarının azaltılması bakımından uygulamada en güvenli yöntemlerden biridir.
El yazılı vasiyetname
El yazılı vasiyetnamenin başından sonuna kadar miras bırakanın el yazısıyla yazılması, düzenlendiği yıl, ay ve günün belirtilmesi ve imzalanması zorunludur.
Bilgisayarda hazırlanarak yalnızca imzalanan bir metin, el yazılı vasiyetnamenin şekil şartlarını karşılamaz. El yazılı vasiyetname saklanmak üzere notere veya sulh hâkimine bırakılabilir.
Sözlü vasiyet
Yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, savaş veya ağır hastalık gibi olağanüstü şartlar nedeniyle resmî veya el yazılı vasiyetname düzenlenemiyorsa sözlü vasiyet yapılabilir.
Miras bırakanın iradesini iki tanığa açıklaması ve tanıkların kanundaki usule göre bunu gecikmeksizin belgelendirmesi gerekir.
Miras Sözleşmesi Nedir?
Miras sözleşmesi, miras bırakanın bir kişiyi mirasçı atamayı veya belirli bir mal bırakmayı sözleşme yoluyla üstlendiği ölüme bağlı tasarruftur.
Miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlanmamış olmak gerekir. Vasiyetnameden farklı olarak sözleşmenin tek taraflı iradeyle her zaman ortadan kaldırılması mümkün değildir.
Mirastan Feragat Sözleşmesi
Miras bırakan ile mirasçısı, miras açılmadan önce mirastan feragat sözleşmesi yapabilir.
Feragat karşılıklı bir bedel karşılığında veya karşılıksız olabilir. Feragat eden kişi mirasçılık sıfatını kaybeder. Bedel karşılığında yapılan feragat, sözleşmede aksi belirtilmemişse feragat edenin altsoyu bakımından da sonuç doğurabilir.
Mirastan feragat, miras bırakan hayattayken yapılan bir sözleşmedir. Reddi miras ise miras bırakanın ölümünden sonra kullanılan farklı bir haktır.
Saklı Pay Nedir?
Saklı pay, miras bırakanın vasiyetname, bağışlama veya diğer tasarruflarla ortadan kaldıramayacağı asgari miras hakkıdır.
Saklı paylı mirasçılar:
Altsoy,
Anne ve baba,
Sağ kalan eştir.
Kardeşlerin saklı payı bulunmamaktadır.
Saklı pay oranları şöyledir:
Altsoy için yasal miras payının yarısı,
Anne ve babanın her biri için yasal miras payının dörtte biri,
Sağ kalan eş için altsoy veya anne-baba zümresiyle birlikte mirasçıysa yasal payının tamamı,
Sağ kalan eş için diğer hâllerde yasal payının dörtte üçü.
Tasarruf Edilebilir Kısım Nasıl Hesaplanır?
Miras bırakan, saklı payların dışında kalan bölüm üzerinde serbestçe tasarruf edebilir.
Hesaplama yapılırken terekenin ölüm günündeki durumu esas alınır. Miras bırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri ile kanunda belirtilen bazı geçim giderleri terekeden indirilir.
Tenkise tabi karşılıksız kazandırmalar ise hesaplamada terekeye eklenebilir.
Tenkis Davası Nedir?
Tenkis davası, miras bırakanın tasarrufları nedeniyle saklı payı karşılanmayan mirasçının, saklı payını tamamlamak amacıyla açtığı davadır.
Davanın amacı tasarrufun tamamen geçersiz sayılması değil, tasarruf edilebilir sınırı aşan kısmın azaltılmasıdır.
Tenkis davası açma hakkı, mirasçının saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamenin açılmasından veya mirasın açılmasından itibaren on yıl içinde kullanılmalıdır. Tenkis iddiası def’i olarak her zaman ileri sürülebilir.
Vasiyetnamenin İptali Davası
Vasiyetname veya miras sözleşmesi;
Miras bırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmaması,
Yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama,
İçeriğin hukuka veya ahlaka aykırı olması,
Kanundaki şekil şartlarına uyulmaması
nedenleriyle iptal edilebilir.
İptal davasını, tasarrufun iptalinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı açabilir.
Dava hakkı, tasarrufun, iptal sebebinin ve hak sahipliğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl; her hâlde iyi niyetli davalılara karşı on yıl, iyi niyetli olmayanlara karşı yirmi yıl içinde kullanılmalıdır.
Mirasçılıktan Çıkarma
Miras bırakan, saklı paylı mirasçısını yalnızca kanunda belirtilen nedenlerle mirasçılıktan çıkarabilir.
Mirasçının, miras bırakana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi çıkarma nedeni olabilir.
Mirasçılıktan çıkarma, vasiyetname veya miras sözleşmesi gibi bir ölüme bağlı tasarrufla yapılmalı ve çıkarma nedeni açıkça gösterilmelidir.
Yalnızca aile içindeki kırgınlık, görüşmeme veya miras bırakanın bir çocuğunu sevmemesi, kendiliğinden mirasçılıktan çıkarma sonucu doğurmaz.
Mirastan Yoksunluk
Mirastan yoksunluk, miras bırakanın ayrıca işlem yapmasına gerek kalmadan kanunda sayılan ağır fiiller nedeniyle kişinin mirasçılık hakkını kaybetmesidir.
Miras bırakanı kasten öldüren veya öldürmeye teşebbüs eden; ölüme bağlı tasarruf yapmasını hile, tehdit veya zorlamayla engelleyen ya da artık yeniden düzenleyemeyeceği bir vasiyetnameyi hukuka aykırı olarak ortadan kaldıran kişi mirastan yoksun kalabilir.
Yoksunluk yalnızca ilgili kişiyi etkiler. Onun altsoyu, kişi miras bırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olabilir. Miras bırakanın affı yoksunluğu ortadan kaldırabilir.
Mirastan Mal Kaçırma Nedir?
Muris muvazaası olarak da adlandırılan mirastan mal kaçırma; miras bırakanın gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazı, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermesidir.
Bu durumda görünürdeki satışın gerçek olmadığı, bedel ödenmediği ve işlemin asıl amacının mirasçılardan mal kaçırmak olduğu ileri sürülerek tapu iptal ve tescil davası açılabilir.
Değerlendirmede;
Satış bedeli ile gerçek değer arasındaki fark,
Alıcının ödeme gücü,
Miras bırakanın satış yapma ihtiyacı,
Taraflar arasındaki aile ilişkileri,
Taşınmazın kullanımının kimde kaldığı,
Miras bırakanın tüm malvarlığının dağılımı
birlikte incelenir.
Her düşük bedelli satış veya mirasçılardan birine yapılan devir muris muvazaası değildir. Mirasçılardan mal kaçırma amacı ve görünürdeki işlemle gerçek irade arasındaki farklılık ispatlanmalıdır. Yargıtay uygulaması, bu uyuşmazlıkları 1 Nisan 1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde değerlendirmektedir.
Mirasta Denkleştirme Nedir?
Miras bırakanın sağlığında bazı mirasçılarına yaptığı karşılıksız kazandırmalar, miras paylaşımında denkleştirmeye tabi olabilir.
Çeyiz, kuruluş sermayesi, taşınmaz devri veya borçtan kurtarma gibi altsoya yapılan karşılıksız kazandırmaların, aksi miras bırakan tarafından açıkça belirtilmemişse miras payına mahsuben yapıldığı kabul edilir.
Denkleştirme kapsamında mirasçı, aldığı malı aynen terekeye verebilir veya değerini kendi miras payına mahsup ettirebilir.
Denkleştirme ile tenkis aynı kurum değildir. Denkleştirme mirasçılar arasındaki paylaşım eşitliğini; tenkis ise saklı payların korunmasını amaçlar.
Mirasın Reddi Nedir?
Mirasın reddi, mirasçının kendisine geçen mirası kabul etmediğini sulh hukuk mahkemesine bildirmesidir.
Miras, kural olarak üç ay içinde reddedilebilir. Yasal mirasçılar bakımından süre, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat etmedikçe ölümün öğrenilmesiyle; atanmış mirasçılar bakımından ise tasarrufun resmen bildirilmesiyle başlar.
Ret beyanı kayıtsız ve şartsız olmalı, mirasın açıldığı yer sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak sunulmalıdır.
Miras Kendiliğinden Reddedilmiş Sayılabilir mi?
Miras bırakanın ölüm tarihinde ödeme güçsüzlüğü açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras hükmen reddedilmiş sayılabilir.
Ancak borçların fazla olduğu düşüncesiyle hiçbir işlem yapmadan beklemek risklidir. Miras bırakanın mali durumunun gerçekten ve açıkça borca batık olup olmadığı uyuşmazlık konusu olabilir.
Bu nedenle tereke borçlu görünüyorsa üç aylık ret süresi geçirilmeden banka, icra, vergi ve taşınmaz kayıtları araştırılmalıdır.
Reddi Miras Hakkı Nasıl Kaybedilir?
Ret süresi içinde mirasçı sıfatıyla terekenin olağan yönetimini aşan işlemler yapan, tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçı mirası reddedemez.
Yasal süre içinde ret beyanında bulunmayan mirasçı da mirası kayıtsız ve şartsız kabul etmiş sayılır.
Bu nedenle reddi miras ihtimali bulunan kişinin miras kalan parayı çekmesi, aracı satması veya tereke malı üzerinde malik gibi tasarrufta bulunması ciddi hak kaybı doğurabilir.
Mirasın Resmî Defteri
Terekenin borçları tam olarak bilinmiyorsa mirasçı, kanundaki süre içinde resmî defter tutulmasını talep edebilir.
Resmî defterde terekenin aktif ve pasifleri belirlenir. Süreç sonunda mirasçı;
Mirası reddedebilir,
Resmî tasfiye isteyebilir,
Mirası deftere göre kabul edebilir,
Mirası kayıtsız ve şartsız kabul edebilir.
Deftere göre kabul hâlinde mirasçı, kural olarak deftere yazılan borçlardan sorumlu olur.
Terekenin Resmî Tasfiyesi
Mirasçı, mirası reddetmek veya deftere göre kabul etmek yerine terekenin resmî tasfiyesini isteyebilir.
Resmî tasfiye hâlinde tereke alacakları tahsil edilir, borçlar ödenir, gerekiyorsa mallar satılır ve kalan değer mirasçılara verilir. Mirasçılar tereke borçlarından şahsen sorumlu olmaz.
Terekenin Tespiti Davası
Miras bırakanın malvarlığının bilinmemesi, bazı malların saklanması veya mirasçılar arasında güvensizlik bulunması hâlinde terekenin tespiti talep edilebilir.
Sulh hukuk mahkemesi; tereke mallarının yazımı, mühürlenmesi, korunması, resmen yönetilmesi ve vasiyetnamenin açılması için gerekli önlemleri alabilir.
Terekenin tespiti dosyasında banka, tapu, araç, şirket, vergi ve diğer malvarlığı kayıtları araştırılabilir. Tespit işlemi, tek başına bütün mülkiyet uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmez; çekişmeli haklar için ayrıca dava açılması gerekebilir.
Miras Ortaklığı
Birden fazla mirasçı bulunduğunda paylaşmaya kadar bütün tereke üzerinde miras ortaklığı oluşur.
Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur. Kural olarak belirli bir taşınmazı veya tereke malını tek başına satamaz; terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
Mirasçılardan birinin tereke mallarını tek başına kullanması, diğer mirasçıların paylarını ortadan kaldırmaz. Şartları oluştuğunda kullanım bedeli, müdahalenin önlenmesi veya ecrimisil talepleri gündeme gelebilir.
Miras Nasıl Paylaşılır?
Mirasçılar anlaşabiliyorsa yazılı bir miras paylaşma sözleşmesi düzenleyebilir.
Paylaşma sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı yapılması gerekir. Taşınmazların tapuda devri için ayrıca tapu işlemleri tamamlanmalıdır.
Mirasçılardan her biri, ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadığı sürece her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Tereke malının aynen paylaşılması mümkün değilse satış yoluyla paylaşım gündeme gelebilir.
Miras Payı Devredilebilir mi?
Miras açıldıktan sonra mirasçılar kendi aralarında miras payının devri konusunda yazılı sözleşme yapabilir.
Miras payının üçüncü bir kişiye devredilmesine ilişkin sözleşmenin noterlikçe düzenlenmesi gerekir. Üçüncü kişiye yapılan devir, kişiye doğrudan miras ortaklığına katılma hakkı vermez; paylaşma sonunda mirasçıya düşecek değeri talep etme hakkı sağlar.
Miras bırakan hayattayken, onun katılımı veya izni bulunmadan henüz açılmamış miras hakkında yapılan sözleşmeler geçerli değildir.
Ortaklığın Giderilmesi Davası
Mirasçılar taşınmazın paylaşımı veya satışı konusunda anlaşamazsa ortaklığın giderilmesi davası açılabilir.
Taşınmazın bölünmesi teknik ve hukuki olarak mümkünse aynen taksim yapılabilir. Bölünme mümkün değilse taşınmaz satış yoluyla paraya çevrilir ve bedel miras paylarına göre dağıtılır.
Ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır.
Miras Kalan Taşınmazın Tapu İntikali
Miras kalan taşınmazın tapuya intikali için genel olarak;
Mirasçılık belgesi,
Kimlik belgesi,
Temsil varsa vekâletname veya diğer temsil belgesi,
Taşınmaza ilişkin gerekli vergi ve belediye bilgileri
ile tapu müdürlüğüne başvurulur.
Mirasçılardan biri, diğer mirasçıların katılımı olmadan kendi payı oranında intikal talep edebilir. Ancak mirasın anlaşmalı şekilde taksimi veya belirli taşınmazın tek mirasçıya bırakılması farklı işlemler gerektirir.
Miras intikali, veraset ve intikal vergisinin tahakkuku beklenmeden yapılabilir. Bununla birlikte intikal eden taşınmaza ilişkin vergi tamamen ödenmeden sonraki devir veya ayni hak tesisi bakımından sınırlamalar gündeme gelebilir.
Veraset ve İntikal Vergisi
Miras yoluyla edinilen malvarlığı değerleri veraset ve intikal vergisine tabi olabilir.
Veraset yoluyla intikal eden malların değeri istisna tutarının altında kalsa dahi kural olarak beyanname verilmesi gerekir. İstisna tutarları ve vergi tarifesi her yıl güncellendiğinden işlem tarihindeki güncel tutarlar kontrol edilmelidir.
Ölüm Türkiye’de gerçekleşmiş ve mirasçı Türkiye’de bulunuyorsa beyanname kural olarak ölüm tarihini takip eden dört ay içinde verilir. Yurt dışındaki ölüm ve mirasçılar bakımından daha uzun süreler uygulanabilir.
Beyanname elektronik ortamda mirasçılar tarafından birlikte veya ayrı ayrı gönderilebilir.
Yabancıların Türkiye’deki Miras İşlemleri
Yabancı uyruklu miras bırakan veya mirasçı bulunan dosyalarda uygulanacak hukuk, malın bulunduğu ülke ve miras bırakanın vatandaşlığı birlikte değerlendirilir.
MÖHUK’a göre miras kural olarak ölenin millî hukukuna tabidir. Ancak Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. Mirasın açılması, kazanılması ve paylaşılmasına ilişkin bazı konular da terekenin bulunduğu ülke hukukuna tabidir.
Yabancı ülkeden alınan ölüm belgesi, mirasçılık belgesi, vasiyetname veya vekâletnamenin Türkiye’de kullanılabilmesi için belgenin düzenlendiği ülkeye göre apostil, konsolosluk onayı, yeminli tercüme, noter onayı veya mahkeme kararı gerekebilir.
Miras Hukukunda Başlıca Davalar
Miras hukukunda sık karşılaşılan dava ve işlemler şunlardır:
Mirasçılık belgesi verilmesi,
Mirasçılık belgesinin iptali,
Terekenin tespiti,
Vasiyetnamenin açılması,
Vasiyetnamenin iptali,
Vasiyetnamenin tenfizi,
Tenkis davası,
Mirastan mal kaçırma nedeniyle tapu iptal ve tescil davası,
Mirasta denkleştirme,
Miras sebebiyle istihkak davası,
Mirasın reddi,
Mirasın hükmen reddinin tespiti,
Mirasın paylaşılması,
Ortaklığın giderilmesi,
Miras payının devri,
Tereke temsilcisi atanması.
Her dava türünün görevli mahkemesi, dava şartı, ispat sistemi ve süresi farklıdır.
Miras Davalarında Deliller
Miras uyuşmazlıklarında başlıca deliller şunlardır:
Nüfus aile kayıtları,
Mirasçılık belgesi,
Tapu ve banka kayıtları,
Noter belgeleri,
Vasiyetname ve miras sözleşmeleri,
Sağlık kayıtları,
Satış bedeli ve banka dekontları,
Şirket ve ticaret sicili kayıtları,
Mesajlar ve yazışmalar,
Tanık anlatımları,
Keşif ve bilirkişi incelemeleri.
Özellikle vasiyetname ehliyeti, muris muvazaası ve terekeye dâhil olduğu iddia edilen mallar bakımından ölüm tarihine yakın sağlık kayıtları ile finansal hareketler önem taşıyabilir.
Miras İşlemlerinde İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?
Miras bırakanın ölümünden sonra şu konular gecikmeden değerlendirilmelidir:
Mirasçılık belgesinin alınması,
Vasiyetname bulunup bulunmadığının araştırılması,
Tapu, banka, araç ve şirket kayıtlarının belirlenmesi,
Kredi, vergi ve icra borçlarının araştırılması,
Reddi miras süresinin kontrol edilmesi,
Tereke mallarının korunması,
Veraset ve intikal vergisi beyannamesinin hazırlanması,
Mirasçılar arasında paylaşma imkânının değerlendirilmesi.
Özellikle borçlu tereke ihtimali bulunuyorsa, miras malları üzerinde tasarrufta bulunmadan önce hukuki durum incelenmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kardeşler ne zaman mirasçı olur?
Miras bırakanın altsoyu yoksa anne ve baba zümresi mirasçı olur. Anne veya babanın daha önce ölmesi hâlinde onların payları kardeşlere ve kardeşlerin altsoyuna geçebilir.
Evli ve çocuklu kişi öldüğünde miras nasıl paylaşılır?
Sağ kalan eş mirasın dörtte birini alır. Kalan dörtte üç çocuklar arasında eşit olarak paylaşılır.
Çocuğu olmayan evli kişinin mirası kime kalır?
Sağ kalan eşin payı, miras bırakanın anne-baba veya daha uzak zümre mirasçılarının bulunup bulunmamasına göre değişir. Anne-baba zümresiyle birlikte eşin payı yarı, büyük anne-büyük baba zümresiyle birlikte dörtte üçtür. Başka mirasçı yoksa tamamı eşe kalır.
Babam bütün malını bir çocuğuna bırakabilir mi?
Miras bırakan sağlığında malları üzerinde kural olarak tasarruf edebilir. Ancak işlemin gerçek bir satış mı, bağışlama mı olduğu; saklı payları veya muris muvazaası hükümlerini ihlal edip etmediği somut olaya göre değerlendirilir.
Vasiyetname varsa yasal mirasçılar hiç pay alamaz mı?
Saklı paylı mirasçıların hakları vasiyetnameyle tamamen ortadan kaldırılamaz. Saklı pay ihlal edilmişse tenkis davası açılabilir.
Miras borçları da mirasçılara geçer mi?
Evet. Mirasçılar miras bırakanın borçlarından kural olarak kişisel ve müteselsil şekilde sorumlu olabilir. Reddi miras, resmî defter ve resmî tasfiye seçenekleri bu nedenle önemlidir.
Reddi miras süresi kaç gündür?
Süre gün değil, kural olarak üç aydır. Başlangıç tarihi yasal ve atanmış mirasçılar bakımından farklı şekilde belirlenebilir.
Miras kalan ev tek mirasçı tarafından satılabilir mi?
Taşınmaz bütün mirasçılara elbirliği hâlinde geçmişse mirasçılardan biri evin tamamını tek başına satamaz. Kendi miras payını devretmesi veya paylaşım yapılması farklı kurallara tabidir.
Bir mirasçı evde tek başına oturuyorsa ne yapılabilir?
Diğer mirasçılar taşınmazın ortak kullanılmasını, paylaşılmasını veya şartları varsa kullanım karşılığı ödenmesini talep edebilir. Somut olayda intifadan men ve ecrimisil şartları ayrıca incelenmelidir.
Miras davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Bütün miras davalarında zorunlu değildir. Ancak ortaklığın giderilmesi ve taşınır veya taşınmazların paylaşılmasına ilişkin bazı uyuşmazlıklarda dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır.
Sonuç
Miras hukuku yalnızca miras paylarının hesaplanmasından ibaret değildir. Miras bırakanın borçları, eşler arasındaki mal rejimi, vasiyetname, saklı pay, sağlığında yapılan devirler, reddi miras ve tereke mallarının paylaşılması birlikte değerlendirilmelidir.
Miras bırakanın ölümünden sonra yapılan yanlış bir işlem, reddi miras hakkının kaybedilmesine; dava sürelerinin geçirilmesi ise tenkis veya vasiyetnamenin iptali taleplerinin reddedilmesine neden olabilir.
Taşınmaz, banka hesabı, şirket payı veya yabancılık unsuru bulunan miraslarda farklı kurum ve mevzuatların birlikte incelenmesi gerekir. Mirasçılar arasında anlaşma sağlanabiliyorsa yazılı ve uygulanabilir bir paylaşma planı oluşturulmalı; anlaşma sağlanamıyorsa doğru dava türü ve koruma tedbirleri belirlenmelidir.
Sönmez Hukuk Bürosu – Avukat Taha Sönmez, Antalya’da mirasçılık belgesi, reddi miras, terekenin tespiti, mirastan mal kaçırma, vasiyetnamenin iptali ve tenfizi, tenkis, miras paylaşımı ve ortaklığın giderilmesi süreçlerinde hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.
Sönmez Hukuk Bürosu
Av. Taha Sönmez
Antalya
0538 014 92 29
www.avtahasonmez.com